Şubat 22, 2008

Bir Beyoğlu Rapsodisi...

Tatilde okuduğum kitapları artık anlatmam lazım dedikçe son okuduğum kitabı anlatmaya dalıp diğerlerine fırsat vermiyorum.Bu sefer yine Son okuduğum kitap olan Ahmet Ümit'in Beyoğlu Rapsodisiyle başlamak istiyorum,fakat en kısa zamanda diğerlerini de anlatıcam...

Üç arkadaşın ve biraz da Beyoğlu'nun hikayesi anlatılıyor kitapta. Beyoğlu'nun karmaşasının, kalabalıkların arasına gizlenen sırların hikayesi...Sokakların, binaların, bildiğimiz, bilmediğimiz köşelerin ama en çok insanların hikayesi. Çocukluktan başlayan, mekanı yine Beyoğlu olan bir dostluğun bugünü anlatılıyor...

Üç farklı kişiliğin, üç farklı yaşam tarzının birleştiği bir nokta bu dostluk. Önce onları tanıyoruz, hayatlarına tanık oluyoruz. Sanıyoruz ki, her şey hep böyle doğal gidecek. Sanıyoruz ki, hayat normal seyrini sürdürecek. Ama gün geliyor, bir fotoğraf sergisi hayatlarını değiştiriyor. Önce bir kadın giriyor bu üçlünün arasına, bir Rus. Sonra cinayet fikri hayatlarının bir parçası oluyor. Soruşturmalar, sorular...

Ve sırlar geliyor ardından. Ölümsüzlük üzerine, dostluk üzerine, aile üzerine, sahip olma duygusu üzerine sorular sorduruyor. Adım adım Beyoğlu ve karış karış insan var bu romanda. Romanda konuya çok geç geriliyor aslında ama ardı sıra heyecan ve merak geliyor çok akıcı bi anlatımın yanı sıra Beyoğlu'nun geçmişinin anlatılışı da çok etkileyici binaların önceleri ve şimdileri etkileyici bi şekilde ifade edilmiş ...Beyoğlu'nu bilenler için daha etkileyici olabileceğini düşünüyorum...

Anlatımın bu kadar etkileyici olmasına karşın sonu hiç hoşnut etmedi beni sanki yazar bağlayamamış da öyle bi son uygun görmüş izlenimi uyandı ben de evet çook şaşırtıycı hiç beklenmeyen bi sondu fakat bence şaşırtıcı olsun die de alakasız bi son olmamalıydı.Tamam sonuç olarak bi bağlantı kurulmuş ve güzel bi şekilde ifade edilmiş, sadece ordan baktığın zaman olabilir diyosun ama başlangıcı düşündüğün zaman da bu kadar rol ve plan nasıl yapılabilir ,bu kadar tesadüf de ancak kitaplarda ya da filmlerde olur diyosun...Aslında kitap bi kişinin bakış açısını yansıtıyor sonun şaşırtıcı olma sebeplerinden biride o diğeri ise olay örgüsünün anlatılmadan çokk çabuk çözülmesi...Daha farklı olabilirdi...

Beyoğlu Rapsodisi Ahmet Ümit 'in Kukla sının yanında daha sönük gelmiş olmasına rağmen.. Şaşırtıcı bi son arayanlarca ve Beyoğlu betimlemeleri için okunmaya değer derim...

2 yorum:

n@zo dedi ki...

Selim'di değil mi? Kitabı severek okuduğumu hatırlıyorum ama hiç beklemiyordum. Garipsemiştim.
Elifcim okuduğun kitaplara dair yorumlarını çok beğendim. Okumadıklarımı not ettim. Bundan sonra takipteyim.

el*ff dedi ki...

~~ n@zo cum teşekkür ederim yorumlarımı beğenmen çok mutlu etti beni :) Kitabı ben de beğenerek okudum ama yazıda da bahsettiğim gibi beklenmeyen bi son oldu sanki biraz havada kalan ve sebepi tam yerine oturmamış bi cinayet...
Her zaman bekliyorum :))

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails