Aralık 30, 2011

İKİBİNONBİR'den İKİBİNONİKİ'ye...

 '' İkibinonbir ''                                       
  En uç hissiyatları yaşamama sebebiyet veren yıl  ...
İlk yarısında beni en çok üzerken 
İkinci yarısında adeta özür dilercesine katlanarak sevindiren,mutlandıran neşeye boğan ...
Çok gezemediğim ama gittiğim her yerden çok keyif aldığım,istediğim kadar olmasa da güzel kitaplar okuduğum,güzel filmler izlediğim,sevdiklerimle bol vakit geçirdiğim...
Bol bol evde yattığım,yediğim,içtiğim...
Ve merakla iki miniğin yolunu gözlediğim yıl '' ikibinonbir ''

'' İkibinoniki ''
Miniklerimi sağlıkla kucağıma aldığım,miss kokularını içime çektiğim,büyümelerini keyifle gözlemlediğim
Sağlıklı ve huzurlu bir yıl olursun inşallah ...
Herkese hayallerinin gerçekleştiği bir yıl dilerim...

2012 için gördüklerinizin tümü sizin olsun :))


Ben sağlıkla başladım.
                                     Eğlence,dostluk,aşk ve bolluk diye devam etti bu liste :))

Temmuz 10, 2011

Seni pamuklara sarmalar sararım...

Bugün Pamuklara uzaktan baktık,yarınsa sarmalanıcaz :))

Bugünün rotası Karabük & Denizli Pamukkale
Sabaha misafirlerimiz var,beraber Şehr-i Pamuk turu ardından ver elini Bodrum Bodrum :))

d.n... Fotoğraflar pek yakında...

Haziran 05, 2011

Deniz,güneş,kum,esinti,sessizlik = Huzur

Bugün itibariyle deniz sezonu açılmış bulunmakta :))
Henüz ayaklarımızı sokmaktan öteye gidemesek te pek yakında olması konusunda anlaştık Sevgiliyle...
Hafta sonunu beklemek bile çok uzun gelmekteyken umarım hava bir sürpriz yapıp kapatmaz yine kendini bize ...
Bu aralar mı ?
Merak edip arayan soran mail atan arkadaşlara çok teşekkürler :))
Çok iyiyiz, ama biraz yoğunuz...
Pek yakında rahatlayıp tatilin kollarına atıvericez kendimizi...
Tatil planları yapmaya başladık bile biraz geciktik bu yıl malum sebeplerden ötürü ancak rotamızı  bugün itibariyle belirleyebilmiş bulunmaktayız...
Ve tamamen doğaçlama bir tatil olacağı kanısındayız...
Ne kadar süreceği ne zaman nerede olacağımız,nerede kalacağımız belli değil...
Sadece Foça'dan başlayıp sıkılırsak Çeşme'ye geçeriz diye bir cümle kurduk bugün :))
Tüm önerilere açığız :))

Nisan 14, 2011

Yağan kara inat...

Hımm bu aralar...
Ben bahara ama daha da çok yaza özlem duymaktayken yağmakta olan kara inanamıyorum.Nedir bu her şey tersine mi dönmekte kar yağsın diye beklerken güneş,yaz gelsin diye beklerken kar...
Bu işte bir tuhaflık var ama hadi bakalım :))
Miskinlik var üzerimde bahar mahmurluğuna yorsam ortada bahar yok,her gün dışarı çıkıp biraz dolaşayım diyorum ama bakmışım ki evde uzanmışım elimde ya kumanda ya kitap...
Aklımda acaba hep ne yesem düşüncesi bu halden bi an önce kurtulmalı,bi şey yapmalı...
~~
En son Serenadı bitirdim,Livaneli yazım dilini  en çok beğendiğim yazarlardan yalın, akıcı,ince fikirlerle örülü  güzel bir kurgu tüm kitaplarında mevcut.
Serenadın konusunuda ilk duyduğumda çok heyecanlanmıştım bir an önce okumalıyım diye.Çok beklentiyle başladığımdan mıdır bilmem biraz hayal kırıklığı yaşadım özellikle ilk 200-250 sayfalık bölümde...
Çok etkileyici olay ve kurgular varken içinde biraz basit anlatılmış önemli konular çabuk geçilip detaylara fazla yer ayrılmış gibi hissettim...
Ancak;
Etkileyici ve akılda kalıcı sözler,Nazi soykırımından kurtulmak için ülkemize gelen Yahudi profesörlerin yaşadıkları  ve hiç duymamış olduğum Struma faciası  nı öğrenmiş olmak derinden etkiledi beni...
Tarihi olayları konu alan kitapları seviyorum ben...
Okuyun derim...


Nisan 12, 2011

Her yerde mavi...

Bu aralar görmek istediğim tek renk mavi,mavinin her tonu...
Ah birde yanında beyaz da olsa:))
Tatili çağrıştırdı değil mi ?
2 ayı birden bire atlama şansımız olamaz mı?
Hadi bahar geldi dedik miss gibi güneş, çiçekler dedik eee hani nerde ??
Bugün kar yağdı...
Nisanı yarıladık oysa ki...

Nisan 04, 2011

O hamakta olabilmenin hayalini kurmak ;

 bile güzel :))
Tatilde en çok istediğim yukardaki karelere dahil olabilmek...
Fotoğraflarından bile huzur buluyorum hele o hamakta olmak ve kitap okumak dalga sesleri eşliğinde
hayali bile şahane...
Ama çok uzak işte Ankara'dan 5 saat uzaklıkta bu kadar doğal ve huzur dolu bi yer mevcut mudur ki??
Bilenler gidenler yardım lütfen...
d.n...Fotograflar Lipsos Otel(Ata'nın Yeri)facebook sayfasından alınmıştır. 

Nisan 01, 2011

1 Nisan...

Nisan demek bahar demek,
Bahar aydınlık demek,güzel günler demek...
Neşe
Keyif
Huzur
Mutluluk
Pek yakın demek...

Mart 31, 2011

...

En son 28 Ocakta yazmışım...
26 Şubat çok çok mutlu olduğumuz içimizin kıpır kıpır olduğu sevinçten uçtuğumuz bir gündü...
28 Martsa tam tersi...

Ama içimizdeki istek ve inanç hiç bitmedi aksine katlanarak arttı...

Bekliyoruz...

Ocak 28, 2011

Kastamonu & Ilgaz ...

 
Uzun bir aradan sonra soğuğu hissetmek güzelmiş,özlemişiz...
Ve ne az fotoğraf çekmişim...
Etli ekmek yedim burda ve burda ama en çok burda yediğimi beğendim...
Pastırmalı yemeye fırsat bulamadım Ilgaz'da yediğim sucuk ekmektir sebebi...
Kahve yerine enfes sıcak çikolata ve sıcak şarap içtik...
Cem Sultan bedesteninde de eğlendik...
Keyifle geçen iki gündü...
Ama Ilgaz da kaldığımızdaki kadar keyif aldım desem yalan olur...
Kesinlikle Kastamonuya gidin etli ekmek yeyin ama mutlaka Hanedan'da,çekme helva alın ve Ilgaz'da bu otelde kalın...
Sabah yeni yağmış kara uyanmanın keyfi bile bir başka...

Ocak 27, 2011

Yeniden Yedigöller...

Yedigöllere gittik dememiştim değil mi??
Bayramda...
Renkler biraz solgun olsa da şahaneydi...

Ocak 20, 2011

5 yıl sonra...

Hafta sonu önce Kastamonu ardından Ilgaz'dayız...
Heyecanlıyım...
Dileğim  böyle kar olması :))
Ve hımmm etli ekmek + merak ettiğim pastırmalı ekmeklerin en şahanesinden olması...
Eee birde Dorukta kahve keyfi daha ne olsun...

Ocak 15, 2011

Eyvah Eyvah II

2005 yılıydı gittiğimizde Bozcaada' ya... 
O gün bugündür aklımın bir köşesinde hep merak ettiğimiz yerlerin varlığından sebep gidemedik, gitmedik bir daha :((
Ama şimdi her zamankinden daha çok istedim ne çok özlemişim sokaklarında salına salına dolaşmayı ,buzz gibi sularında yüzmeyi...
Ama bu sefer gittiğimde eski bir Rum evinde kalmayı adalıymış gibi yaşamayı diliyorum...
Acaip Adasever olduğumu söylemiştim değil mi??
Ada 'da görmüştük Ata' yı şimdi yine onu orda görünce bi hoş oldum...
Evet Eyvah Eyvah ı izledim...
Enerjisi bol ,kahkahası bol ,neşeli, eğlenceli, şen bir filmdi...
Çok şey beklemeyin sadece eğlenmek için gidin ve keyfine varın :))
Yoğun bir haftaydı ve sakin geçirmeyi dilediğim bir hafta sonuyken hiç olmadığı kadar yoğun olabilecek bir hafta sonunun başlangıcı için kesinlikle izlenmeye değerdi...
Kafa dağıtmaya birebir...
Mutlu hafta sonları diler ben :))

Ocak 12, 2011

Kadın bedeninde erkek olmak...

2010 un kitap okunmayan bir yıl olmasının kayıtlara geçmesi sebebiyle 2011 i kitap yılı ilan eder etmez siparişlerimi verdim ve gelmelerini beklemeden okumaya başladım...
Önce Hümeyre, Alaçatılı ardından da Yeminli Bakire...
Bu yıl için hedefim en az 60 kitap bakalım tutturabilecek miyim?
Yeminli Bakire gerçek bir yaşam öyküsü hiç duymadığım bizdeki törenin daha korkunç hali...
Ülkemizde de olduğu gibi kadınların yanında erkek olmadan bir hiç olmasının getirdiği zorunluluktan sebep kadınlığından vaz geçmek zorunda kalan bir kadının hikayesi...
Beni çok etkiledi...
Günümüzde hala erkek olarak verdiği sözü yaşamakta olan 40 kadın varmış,aynen erkek gibi giyinip, erkek davranışları sergileyen, toplumda erkek gibi değer gören...
Çok zor...
İlgi çekici bir konu akıcı bir anlatım hele sonuna doğru elimden bırakamadım....
Tavsiye ederim...
Hala yaşamakta olan Yeminli Bakirelerle yapılmış röportajlar için;

Ocak 07, 2011

Alaçatılı...

Acaba hangisi ?
Gerçekliğine öylesine inandıran bi roman okudum ki ben.
Arşivi karıştırıp acaba bu taş evlerden biri olabilir mi diye düşünmeden edemedim...
 Kökler
       Taş ev
    Yasak aşk...
Bazen heyecan, bazen merak, bazense hüzünlenerek okudum her bir satırı...
Acaba bizim köklerimizde neler yaşadı diye düşündüm mübadeleyle bu topraklara gelmiş dedelerimin varlığını anımsayarak...
ALAÇATILI
Alaçatı, pek doğru olmasa da, yöre halkınca bir Rum beldesi olarak bilinir. Her taş evinin, kuşaklar boyu unutulmamış Rumlarla ilgili bir hikayesi, her ailesinin Rumlardan kalma kırık dökük birkaç parça eşyası vardır. Rumların Alaçatı'ya geliş gidişleriyse, okyanus med cezirleri gibi abartıyla anlatılır. Alaçatılı romanı XIX. yüzyılın sonlarını da içine alan, yakın tarihimizin özgünlüğünü yitirmemiş eşsiz mekânlarında geçer. Türk ve Rum iki ailenin aynı taş evde yaşadıkları acı tatlı olaylar gerçekçi şekilde, yalın bir dille anlatır. Rum ailenin 1890 yılında Sakız Adası'ndan Alaçatı'ya gönüllü göçü, Boşnak ailenin Balkan Savaşlarından sonra nüfusunun çoğu Rum olan Alaçatı'ya zorunlu yerleştirilmesi, Rumların 1. Dünya Savaşı sırasında İttihat ve Terakki yönetimince Sakız Adası'na geri gönderilmeleri, Yunanlıların 15 Mayıs 1919'da Alaçatı'da Osmanlı yönetimine son vermeleri... Ardından 11. Dünya Savaşı günlerinde Sakız Adası'nın Alman uçaklarınca bombalanması sonucu Rumların can korkusuyla Türkiye'ye sığınmaları, yaşamları taş evde kesişen farklı kültürlerden iki gencin savaş koşullarında alevlenen yasak aşkları, Rum ailenin Kıbrıs ve İngiltere üzerinden Yeni Dünya'ya göçü ve New York'lu avukatın Alaçatı'da köklerini araması...


Ocak 01, 2011

01.01.2011

2011 in ilk günü pek keyifli ve huzur doluydu...
Gece erken uyumanın { yeni yılı görmeden değil tabi , yaklaşık 1 buçuk saat sonrasında } vermiş olduğu huzurla  9 buçukta uyanıp miss gibi 2 saat kitap okuyup şahane bir kahvaltının ardından geceyi evde geçirdik günü ise dışarda yaşayalım diye bir hafta sonu klasiği Amasra ya gittik pek güzel sahilde yürüdük ,Lütfiye 'de kahvelerimizi lokum ve reçeller eşliğinde içtik,soğuk havadan kulaklarımız donmuş vaziyette evimize geldik...

Kitaba kaldığım yerden devam ederek 2010 da ne kadar az kitap okumuş olmanın getirdiği farkındalıkla yeni yılın ilk gününde 350 sayfalık kitabı bitirerek içimi rahatlatmış oldum ...

d.n....Fotoğraf  2008 Sonbaharından ama Amasra bugünde pek şahaneydi...

2010 a dair not...

2010 yılı içinde okumuş olduğum toplam kitap sayısı maalesef 14...Bu utanç tablosunu yayınlıyorum ki bir daha yaşanmasın...

Suzanne Collins ~ Ateşi Yakalamak
Hıfzı Topuz ~ Kara Çığlık
David Nicholls ~ Bir Gün
Suzanne Collins ~ Açlık Oyunları
Mükerrem Çetinalp ~ Kırık Hayatlar
Mükerrem Çetinalp ~ Cesur Yürek
Ayşe Kulin ~ Türkan
Turgut Özakman ~ Romantika
Solmaz Kamuran ~ Kiraze
Turgut Özakman ~ Korkma İnsancık Korkma
Daniel Tammet ~ Mavi Bir Günde Doğmuştu
Yaşar Kemal ~ Yılanı Öldürseler
Turgut Özakman ~ Cumhuriyet { Türk Mucizesi }
Oya Baydar ~ Çöplüğün Generali

İzlediğim filmlerde 14 taneymiş tabii not aldıklarım...
 
Av Mevsimi
The Holiday
Sherlock Holmes
eyvah eyvah
kolera günlerinde aşk
sahtekar
masumiyet
utanç
cesur balık :))
milyoner
yumurta
karpuz kabuğundan gemiler yapmak
de ja vu
kirpi

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails