istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mayıs 13, 2009

Hidiv Kasrı ...














Hıdiv, Osmanlı' nın Mısır valilerine verdiği ünvan. İstanbul Boğazı'nın Anadolu yakasında bulunan Çubuklu'da geniş bir koruluk içindeki Hıdiv Kasrı, bir zamanlar Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa'nın köşküymüş. 19. yüzyılın sonlarında, genç yaşta Mısır Valisi olan Abbas Hilmi Paşa, Osmanlı devletinden Mısır'daki İngiliz nüfuzunu kırabilmek için destek sağlayabilmek için uzun süreli İstanbul'da kalması gerekince , 1903 yılında Çubuklu'da iki ahşap yalı satın almış. Zamanla yalılarının arkasındaki yamaçları ve üst düzlüğü kapsayan 270 dönümlük bahçeyi de alan Paşa, 1907 senesinde İtalyan mimar Delfo Seminati'ye o devrin mimari modasına uygun olarak art nouveau tarzındaki bu muhteşem saray yavrusunu yaptırmış. Ünü Avrupa' ya kadar giden özel ve İstanbul 'un en büyük gül bahçesine sahip bu mekanın bir özelliği de Boğaz tepelerinden iki kıtayı birleştiren kulesinin İstanbul 'un zamanında buharla çalışan ilk asansörlerinden birine sahip oluşuymuş.

Mayıs 02, 2009

Cezayir ( Fransız ) Sokağı ...

Nasıl muhteşem di mi ??Ben bayıldım çok sevdim ...Sağlı sollu kafe ve restoranların bulunduğu ve sadece yaya trafiğine açık, merdivenlerden oluşan dar bir sokak. Orijinal ismi Cezayir Sokağıymış. Fakat restorasyon işlemlerini Fransa üstlendiği ve gerçekleştirdiği için bir dönem ismi Fransız Sokağı olarak değiştirilmiştir. Fakat Ermeni meselesi yüzünden Fransa'ya olan tepkiden dolayı tekrar tabelalar Cezayir Sokağı olarak değiştirilmiş ama sokak üzerindeki birçok dükkanın ismi hala Fransızca...
Fransızlar, Beyoğlu'nda çok önemli izlere sahipmiş. Zira Beyoğlu'ndaki ilk kahvehaneler, ilk oteller, ilk sinema ve tiyatrolar, 19. yüzyılda Fransızlar tarafından kurulmuş. Sokağın sol tarafındaki binaların tümü 1890-1910 yılları arasında İstanbul'da yaşamış Karaköy ve Eminönü rıhtımlarını inşa eden Fransız müteahhit mühendis Marius Michel'in imzasını taşıyormuş. Ayrıca ünlü Fransız ressam Al-bert Mille de 1950'li yıllarda bu bölgede yaşamış. Fransız kültürünü yansıtmayı hedefleyen sokakta, değişik tatlar sunan cafeler, restoranlar ve sanat merkezleri bulunuyor.

Yokuş aşağı merdivenlerden oluşan çok şık bir sokak. Burda yer alan dükkanlar normal fiyatın biraz üzerinde fakat pahalı değil mesela bu kahve 6 tl ,bizce gayet uygun :))





1800'lerin sonu, 1900'lerin başı itibariyle yüzyılın değişimine tanıklık etmiş, farklı hayatların yaşandığı birkaç nesille birlikte gözden düşmüş binalar restore edilerek, pembe ve sarı renklere boyanmış, tentelerle donatılmış. Kaldırım taşları yenilenerek, bölgenin tamamı için özel bir müzik sistemi kurulmuş. Fransız Sokağı'nı süsleyen havagazıyla çalışan 100 yıllık sokak lambalarını Paris Belediyesi göndermiş. Yer taşları Paris'ten gelen mimarlarla çalışılarak düzenlenmiş. Ben çok beğendim isminin bi Cezayir bi Fransız sokak olarak değiştirilmesi hoş olmasa da sokak çok hoş :)) Kesinlikle İstanbul a yolunuz düşerse ya da orda fakat hala görmemişseniz mutlaka gidin gezin birbirinden güzel kafelerde bi kahve ya da şarap için o sokakta yaşadığınızı hayaledin :))

Nisan 30, 2009

Fenerbahçe parkı II ...

Kedi nin sevimliliğine bakar mısınız :)) Geçmiş güneşin altına hem güneşlenip hem de yalanarak keyif yapıyo :))
4 günde havanın da onca kötü olmasına ve evde henüz 8 aylık bi bebişimiz olmasına rağmen sanırım İstanbul gezme konusunda rekor kırdık nerelere gitmedik ki :)) Bayıldım mini bi tur oldu :)) Zaten baharın kokusunu aldık alalı her hafta sonu plan yapar durumdayız nereler yok ki içinde gezdikçe gördükçe paylaşıcam mutlaka ... Bu haftaki planlarımız yine kısa bi İstanbul turuydu bu sefer içinde maç bile bulunan ama olmadı maalesef :))


Bu bankta gülümseyen güneşin altında yanında kahve kokusu ve bol dedikodulu bi sohbet daha ne olsun :))

Ve bu kuyudan buz gibi bi su çekmek çok eskilerden kuyudan su çekmenin keyfini yaşamış olanlardanım ben tıngır tıngır kovanın geliş sesi ne güzeldir... Fenerbahçe parkı çok güzeldi.Bir tarafta denizin kokusu ve masmavi rengi , martıların denizle dansı diğer tarafta yeşilin renklerle kaynaşması ... Her taraf papatyalar laleler hercailerle bezenmiş renk renk pırıl pırıl ... Mutlaka gezin hele baharda resmen gözlere şenlik...

Nisan 27, 2009

Fenerbahçe Parkı...

4 günlük tatili fırsat bilip uzuuuun uzun zamandır yapmak istediğim İstanbul kaçamağını nihayet gerçekleştirebildim...Her yer harikaydı İstanbul'un en güzel zamanları sanırım ah birazcık daha sıcak olsaydı keşke :)) 4 güne pek çok yer sığdırabildik gezdik gezdik fotoğraf çektik,çektirdik ve alış veriş yaptık :)) Eee daha ne olsun di mi :)))

Son durak Fenerbahçe parkıydı ilk ordan başlamak istedim çok güzeldi çok ...
Ağaç,çiçek,böcek ne ararsan rengarenkti ...
Bir sürü fotoğraf var hepsini eklemek istiyorum ama zamanla şimdilik bu kadar...


Çok güzeller di mi :))) En az bu kadar renkli bahar gibi bi haftanız olsun eee birazcık da bahar gelsin artıkkk ...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails