kapadokya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kapadokya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ekim 14, 2008

Paşabağ @ Çavuşin ...

İlk gece Göreme de cave tipi peri bacalarında kaldıktan sonra yeter bu kadar deyip diğer geceler için Ürgüp ün yolunu tutup kendimize meşhur taş konaklardan birinde yer ayarlayıp vakit kaybetmeden yollara düşüyoruz yine :)) Bu arada bayramın ilk günü kutlama tlf larını ederken Arzu Balkan a gözümüz ilişiyo oda tebrik tlf ları ve kızıyla meşgul barıştılar mı ne diye dedikodu yapıyorum sevgilimle ama o oralı diil :))
Rotamızı belirliyoruz Paşabağ,Çavuşin ve en çok merak ettiğim Zelve... Rehberimiz Sevgili zira kendinin pek çok kez gelmişliği var buralara :)) Yukardakiler ben kendimi her yeri adımlayıp gezip görüp fotoğraf çekmeye adamışken yanlarından geçtiğim beğenip fotoğraflarını çektiğim ama almayı akıl edemediğim nihalelerdir ,aklım kendilerinde kalmış bulunmaktadır :((
Paşabağ peribacalarının en yoğun olduğu aynı zamanda çok da güzel olduğu ve de oluşumlarına tanıklık edebileceğimiz bi yer çok sayıda ikili üçlü hallerde karşımıza çıkıyorlar...Peribacaları nın bazısı henüz oluşum halinde, bazısı oluşumunu tamamlamış, bazısı da olgunlaşıp bozulmaya başlamış. Paşabağı vadisinin ortasındaki üç başlı peribacası keşiş Simeon’un inziva hücresiymiş. Simeon aziz rütbesine ulaşmış ve çok saygı kazanmış. Çok gövdeli ve çok başlı olan bazı peribacalarının içlerine şapel ve oturma mekanları oyulmuştur. Üç başlı peribacalarının birinde Aziz Simeon adına yapılmış bir şapel ve inziva hücresi bulunmakta. Dar bir baca vasıtasıyla ulaşılabilen hücrenin girişini antitetik haçlar süslemekteymiş çıkabilmişliğim yok maalesef . İçinde ocak, oturma ve yatma mekanları ile ışık girmesini sağlayan pencere aralıkları mevcutmuş.
Çoook yıllar önce deveye binip gezmişliğim olduğundan deneyimlerimi sevgilimle paylaşıp gülerek yanından geçiyoruz kendilerinin...
Paşabağ daki kiliselerin girişi ve çıkışı ben her ne kadar anlam veremesem de zorlayabiliyor kimilerini aaa inemiyorum kaldım gibi bence şımarıklık yapanlar çokca etrafta ...
Çavuşin kilisesinden Peribacaları manzaraları...
Eveeeet buda benim çıkamammm diye şımarıklık yaptığım sevgilimin tıpır tıpır çıktığı bi de tepeden penceresinden poz verdiği mekan , keşişler bu mekanda inzivaya çekilirlermiş ben ki öyle çıkamamazlık yapmam ne derece zor olursa olsun ama burası cidden zorlu kayayı oyup çapraz şekilde basamak olarak kullanmak için delikler yapmışlar orayı tırmanmak lazım ki sevgilimin çokk zevkli hadi ama demelerine karşın benden umulmadık bi şekilde yoook ben çıkmicammm sesleri yükseldi ama aklım da kaldı ne yalan :)))
Sonraki durağımız Zelve ama o kadar çoook fotoğraf çektiğim adım adım gezdiğim öyle güzel öyle büyüleyici bi mekan ki sonra ve fazla detayla ,benim bu kapadokya gezi yazılarım bi sonraki tatile kadar tamamlanamayacak anlaşılan :))

~~ Musluğu çevirdim, sular akıyor
~~ Perdeyi araladım, güneş duruyor yerli yerinde
~~ Kapıyı açtım, savaş-mavaş çıkmamış hala
~~ Oh be dedim, her şey yolunda
~~ Telefon çaldı, sevgilim, beni unutmamış
~~ Bakkal gazete koymuş kapıya, çalan olmamış
~~ Hava lodosa dönmemiş, trafik açık hala
~~ Oh be dedim, her şey yolunda
Ezginin günlüğü... Güne bu şarkıyla başlamayı da çok seviyorum bu ara ,herşey yolunda ,herşey yolunda diyebileceğiniz günler diliyorum...

Ekim 11, 2008

Karlar altında ; Erciyes !!!

Bartın , Karabük , Bolu , Ankara , Kırıkkale , Kırşehir , Nevşehir , Kayseri , Niğde , Aksaray ... Eğer unuttuğum olmadıysa tüm bu şehirlerde var olduk sadece ve sadece 5 gün içinde :))
Bu muhteşem manzara da Derinkuyu ya giderken karşımıza çıktı bi anda tüm haşmetiyle göründü...
Aaaaa Erciyes dedi sevgilim muhteşem diyebildim anında durduk fotoğrafladık her yanı ,etrafa bakındık bi de gelincik tarlası vardı ,görüntü harikaydı düşleyin ...
Ne olduğunu bilmediğimiz kırmızı meyvelerin tadına baktık ıı ııııh pek beğenmedik ,zaten sevgilimin küçükken biz yerdik demesi üzerine ne görsek tadına bakar olduk :))

Ekim 08, 2008

Periler Diyarı Göreme !!!

Periler diyarı Göreme ye yaklaşırken perilerin evleri yavaş yavaş belirmeye kendilerini göstermeye başladı .Göremeye vardığımızda ise çooook eski tarihlerde perilerin yaşadıkları evler etrafımızı sarmıştı bile ... İşte dedim kesinlikle burda kalmalıyız bu havanın içinde uyumalı , bu havayı nefes almalı , sabaha burda uyanmalıyız...
Evet apar topar verilen Kapadokya ya gitme kararı ile yer ayarlamamış tamamen olağana bırakmıştık,çoook kalabalıktı nereye sorsak doluyuz cevabı aldık fakat sonunda yukardaki kadar doğal olmasa da ona benzeyen cave pansiyonlarda yer bulabildik ve hava kararmadan kendimizi sokaklara attık...
Göreme açık hava müzesini gezmek istedik önce hem de müze kartlarımızı asıllarıyla deiştiririz diye düşünürken beyaz atlar ülkesinde olduğumuzu önümüze çıkan siyah beyaz bi at sayesinde fark ettik öyle kendi halindeydi ki biz fotoğraflayamadan kayboldu ama çooook asil görünüyordu...Biz de pek çok yerde karşılaştığımız dilek ve seramik küp ağaçlarının yanında bulduk kendimizi ...
Ben adeta kendimi kaybetmiş gibi ne tarafa bakacağımı nerenin fotoğrafını çekeceğimi şaşırmış bi vaziyette bi o yana bi yona koşturup tırmanıp durdum,her tarafta farklı bi doğa harikası ,aa bak ata benziyo aa bak kuş benziyo aa güzeliğe bak diye diye kendimizi açık hava müzesinin içinde bulduk...
Müzeye giriş 15 ytl , fakat 20 ytl ye ya da öğretmen ve öğrenci iseniz 10 ytl ye müze kart alıp 1 yıl istediğiniz müzeyi elinizi kolunuzu sallayarak girip dilediğinizce gezebilirsiniz... Bizim için karlı bi tercih ama bu müze kart olayında da birilerinin haksız kazancı var gibi duyumlar geldi kulağıma umuyorum ki öyle değildir...

Eveeeet Göreme açık hava müzesi gerçi burda her yer açık hava müzesi ama çok çok büyüleyiciydi...
Kapadokya'da Hıristiyanlık tarihine ışık tutan en önemli eserler, kayalara oyulmuş kiliselermiş. Bölgede iki yüz elliden fazla kilise varmış ki zaten bu sebeple her nereye dönsek kilise ve manastır ve şapelle karşılaştık . Kapadokya'daki din adamları, Büyük Basil'in döneminde, Mısır ve Suriye'deki gibi halktan ayrı, imtiyazlı hala sokulmamışlar. İnzivaya çekilen keşişlerin dışında, diğer din adamları cemaatle ibadeti tercih etmişler. Bu tür bir dini eğitim sistemi Göreme'de başlamış ve Soğanlı, Ihlara, Açıksaray gibi Hıristiyanlık merkezlerinde sürdürülmüş.
Kiliselerin en kalabalık olarak bulunduğu alan, III. ve XIII. yüzyıllar arasında manastır hayatının yoğun bir şekilde yaşandığı, dini merkez durumundaki Göreme ... Göreme Vadisi'nde en güzel örnekleri görülen kilise ve şapellerin mimarisinde ve dekorasyonunda Mezopotamya, Filistin, ilk Hıristiyanlık, Bizans ve Ermeni sanat üslubunun etkileri görülmekteymiş...
Kiliselerin her yanı, fresk adını verdiğimiz duvar resimleriyle kaplı. Bu resimler genelde iki aşamalı. Birincisinde resimler, doğrudan duvarın üzerine yapılmış ve kırmızı renkli aşı boyası kullanılmış. Bu tip resimler çeşitli bezeme, şekiller ve sembollerden oluşmakta. İkincisi ise, kaya duvarın üzerine alçı, kum, saman karışımı bir sıva yapılmış ve bu sıvanın üzerine, konuları İncil'den alınmış ve Hz. İsa'nın hayatını anlatan sahneler resmedilmiş...


Fotoğraftaki muhteşem görüntü Yılanlı Kilise ile Karanlık Kilise arasında yer alan yan yana 3 yapıdan oluşmuş ve birbirleriyle bağlantılı. Kiler olarak kullanılan ilk mekanda erzakları depolamak için oyuklar, mutfakta ise yöre köylerinde hala kullanılan topraktan yapılmış "Tandır" adı verilen ocak bulunmakta. En son bölümde ise yemekhane yer alıyor. Girişin sol tarafında ise tabanda üzüm ezmek için bir şırahane var.... Yani yaşamı idame ettirmek için yok yok :))
Göreme ve çevresinin Roma döneminde Venessa (Avanos) halkı tarafından mezarlık olarak kullanıldığı düşünülmekteymiş. Göreme'nin merkezindeki büyük peribacasının içine oyulmuş olan iki sütunlu Roma mezarı ile çevrede bulunan çok sayıda mezar bu görüşü ortaya çıkarmış. Var olan pek çok güvercinlik ise kısıtlı olan tarım alanlarındaki verimi arttırmak için gübre amacı ile kullanılmış ve genellikle ekilebilecek alanların etrafına yapılmış...
Orta çağın başlarında, Hıristiyanlar için önemli bir dini merkez olan Göreme, 11 ve 13. yüzyılda bir başpiskoposluk merkezi durumundaymış. Göreme ve çevresinde çok sayıda dini yapılardan da bu gerçeği anlamak pek tabii... Ancak, bu yapıların yapılış tarihleri hakkında yeterli doküman bulunmamaktaymış. Bu itibarla tarihleme, yapının mimari özelliğine göre ve varsa fresklerine bakılarak yapılıyormuş....
Hava kararıp yorgunluktan ayaklarımıza kara sular inene kadar dolaştııık,dolaştık...
Arkası yarın :))

Ekim 07, 2008

Kapadokya !!!

Selammm...
Hacı Bektaş , Delikli Taş , Göreme , Zelve , Çavuşin , Paşabağı , Ihlara vadisi , Aşk vadisi , Uçhisar , Ortahisar kaleleri , Derinkuyu hepsi hepsi harikaydı bambaşka bi diyarda gibi hissettik kendimizi 5 gün boyunca...
Kara kış gelmiş iliklerimize kadar donduk hava bi açtı bi kapadı , bulutlar bi mavi bi simsiyah oldu ...
Erciyes bembeyaz olmuş çok etkileyici görünüyordu ...
Bol bol yedik , içtik gezdik , gördük ,fotoğraf çektik , ayaklarımıza kara sular inene kadar yürüdük çooook keyifliydi,en kısa zamanda detaylar :))

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails