İlk gece Göreme de cave tipi peri bacalarında kaldıktan sonra yeter bu kadar deyip diğer geceler için Ürgüp ün yolunu tutup kendimize meşhur taş konaklardan birinde yer ayarlayıp vakit kaybetmeden yollara düşüyoruz yine :)) Bu arada bayramın ilk günü kutlama tlf larını ederken Arzu Balkan a gözümüz ilişiyo oda tebrik tlf ları ve kızıyla meşgul barıştılar mı ne diye dedikodu yapıyorum sevgilimle ama o oralı diil :))
Rotamızı belirliyoruz Paşabağ,Çavuşin ve en çok merak ettiğim Zelve... Rehberimiz Sevgili zira kendinin pek çok kez gelmişliği var buralara :)) Yukardakiler ben kendimi her yeri adımlayıp gezip görüp fotoğraf çekmeye adamışken yanlarından geçtiğim beğenip fotoğraflarını çektiğim ama almayı akıl edemediğim nihalelerdir ,aklım kendilerinde kalmış bulunmaktadır :((
Paşabağ peribacalarının en yoğun olduğu aynı zamanda çok da güzel olduğu ve de oluşumlarına tanıklık edebileceğimiz bi yer çok sayıda ikili üçlü hallerde karşımıza çıkıyorlar...Peribacaları nın bazısı henüz oluşum halinde, bazısı oluşumunu tamamlamış, bazısı da olgunlaşıp bozulmaya başlamış. Paşabağı vadisinin ortasındaki üç başlı peribacası keşiş Simeon’un inziva hücresiymiş. Simeon aziz rütbesine ulaşmış ve çok saygı kazanmış. Çok gövdeli ve çok başlı olan bazı peribacalarının içlerine şapel ve oturma mekanları oyulmuştur. Üç başlı peribacalarının birinde Aziz Simeon adına yapılmış bir şapel ve inziva hücresi bulunmakta. Dar bir baca vasıtasıyla ulaşılabilen hücrenin girişini antitetik haçlar süslemekteymiş çıkabilmişliğim yok maalesef . İçinde ocak, oturma ve yatma mekanları ile ışık girmesini sağlayan pencere aralıkları mevcutmuş.
Çoook yıllar önce deveye binip gezmişliğim olduğundan deneyimlerimi sevgilimle paylaşıp gülerek yanından geçiyoruz kendilerinin...
Paşabağ daki kiliselerin girişi ve çıkışı ben her ne kadar anlam veremesem de zorlayabiliyor kimilerini aaa inemiyorum kaldım gibi bence şımarıklık yapanlar çokca etrafta ...
Çavuşin kilisesinden Peribacaları manzaraları...
Eveeeet buda benim çıkamammm diye şımarıklık yaptığım sevgilimin tıpır tıpır çıktığı bi de tepeden penceresinden poz verdiği mekan , keşişler bu mekanda inzivaya çekilirlermiş ben ki öyle çıkamamazlık yapmam ne derece zor olursa olsun ama burası cidden zorlu kayayı oyup çapraz şekilde basamak olarak kullanmak için delikler yapmışlar orayı tırmanmak lazım ki sevgilimin çokk zevkli hadi ama demelerine karşın benden umulmadık bi şekilde yoook ben çıkmicammm sesleri yükseldi ama aklım da kaldı ne yalan :)))Sonraki durağımız Zelve ama o kadar çoook fotoğraf çektiğim adım adım gezdiğim öyle güzel öyle büyüleyici bi mekan ki sonra ve fazla detayla ,benim bu kapadokya gezi yazılarım bi sonraki tatile kadar tamamlanamayacak anlaşılan :))
~~ Musluğu çevirdim, sular akıyor
~~ Perdeyi araladım, güneş duruyor yerli yerinde
~~ Kapıyı açtım, savaş-mavaş çıkmamış hala
~~ Oh be dedim, her şey yolunda
~~ Telefon çaldı, sevgilim, beni unutmamış
~~ Bakkal gazete koymuş kapıya, çalan olmamış
~~ Hava lodosa dönmemiş, trafik açık hala
~~ Oh be dedim, her şey yolunda
Ezginin günlüğü... Güne bu şarkıyla başlamayı da çok seviyorum bu ara ,herşey yolunda ,herşey yolunda diyebileceğiniz günler diliyorum...











