kitaplarım... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitaplarım... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Aralık 16, 2014

Son dönem...

Yaşasın mı demeliyim artık normalleşmeye iki çocuklu hayat oh ne rahat demeye mi başladık { güldürme beni iç ses :)) }
Her nasıl olabildiyse son dönem çocuk gelişim kitapları haricinde iki kitap okumayı başardım.
 
Bir ... Ayşe Kulin @ Handan
İki ... Can Dündar @ Abim Deniz
Ve
 Sırada bekleyen kitaplar;
 
Ferhan Şensoy @ Başkaldıran Kurşunkalem
İnci Aral @ Kendi Gecesinde
 
HANDAN  nasıl demeli  çok daha güzel derinden etkileyici Ayşe Kulin kitapları okumuştum nerde Füreya' lar Adı Aylin' ler nerde HANDAN
Okunabilir ama fazla beklenti içinde olmamak gerek...
 
ABİM DENİZ , ah diyorsun ahh insanın içi cızz ediyor her sayfasında neden diyorsun nasıl olabilir diyorsun insan hayatı canı diyorsun için eriyor gözlerin yaşarıyor
Öyle bir çaresizlik öfke isyan bir kez daha...
Tüm gerçekler belgeleriyle gerçeğiyle gün yüzüne çıksın istedim diyor Kardeş Hamdi
Vasiyetinde bilim adamı olsun dediği Hamdi...
Can Dündar'ın kalemiyle birleşince güzel bir kitap çıkıvermiş ortaya...
Bir Darağacında Üç Fidan ,bir Gülünün Solduğu Akşam kadar derinden etkileyemiyor ama belgeler fotoğraflar bir döneme tüm gerçekliğiyle eşlik ediyor...
Okuyun
Neden hala pek çok çocuğun adı Deniz bir kez daha anımsayın...
 


Ocak 01, 2012

2011'de okuduğum kitaplar & izlediğim filmler...

Senenin kapanışı 27 kitapla yapılmıştır,hedef 60  kitaptı oysa başlangıçta :)

                      Naşide Gökbudak ~ Sıdıka Hanım
Demet Stigner ~ Karnımda Biri Var
Ayşe Aydın ~ Anneee Anne Oluyorum
Soner Özkan ~ Kayıp Gül
Necati Cumalı ~ Makedonya 1900
İnci Aral ~ Şarkını Söylediğin Zaman
İnci Aral ~ Sadakat
Elif Şafak ~ İskender
Ahmet Ümit ~ İstanbul Hatırası
Peter Prange ~ Son Harem
Ahmet Ümit ~ Bir Ses Böler Geceyi
Sinan Akyüz ~ Piruze
Alexandra Cavelius ~ Leyla
Canan Tan ~ İz
Mary Alice Monreo ~ Nehir Günlüğü
Zülfü Livaneli ~ Serenad
Suzanne Collıns ~ Alaycı Kuş
Can Dündar ~ Lüsyen
Ayfer Tunç ~ Yeşil Peri Gecesi
Ayşe Kulin ~ Hüzün
Ayşe Kulin ~ Hayat
Mohbad Seraji ~ Tahran'ın Damları
Sue Miller ~ Senatörün Karısı
Zülfü Livaneli ~ Bir Kedi,Bir Adam,Bir Ölüm
Ferihan Atasoy ~ Yeminli Bakire
Mehmet Culum ~ Alaçatılı
Naşide Gökbudak ~ Hümeyra

İzlediğim filmlerse ya da kaydettiklerim demeliyim sanırım...

                      Dedemin İnsanları
Kaybedenler Kulübü
İncir Reçeli
Çınar Ağacı
Aşk Tesadüfleri Sever
eyvah eyvah II

Nisan 14, 2011

Yağan kara inat...

Hımm bu aralar...
Ben bahara ama daha da çok yaza özlem duymaktayken yağmakta olan kara inanamıyorum.Nedir bu her şey tersine mi dönmekte kar yağsın diye beklerken güneş,yaz gelsin diye beklerken kar...
Bu işte bir tuhaflık var ama hadi bakalım :))
Miskinlik var üzerimde bahar mahmurluğuna yorsam ortada bahar yok,her gün dışarı çıkıp biraz dolaşayım diyorum ama bakmışım ki evde uzanmışım elimde ya kumanda ya kitap...
Aklımda acaba hep ne yesem düşüncesi bu halden bi an önce kurtulmalı,bi şey yapmalı...
~~
En son Serenadı bitirdim,Livaneli yazım dilini  en çok beğendiğim yazarlardan yalın, akıcı,ince fikirlerle örülü  güzel bir kurgu tüm kitaplarında mevcut.
Serenadın konusunuda ilk duyduğumda çok heyecanlanmıştım bir an önce okumalıyım diye.Çok beklentiyle başladığımdan mıdır bilmem biraz hayal kırıklığı yaşadım özellikle ilk 200-250 sayfalık bölümde...
Çok etkileyici olay ve kurgular varken içinde biraz basit anlatılmış önemli konular çabuk geçilip detaylara fazla yer ayrılmış gibi hissettim...
Ancak;
Etkileyici ve akılda kalıcı sözler,Nazi soykırımından kurtulmak için ülkemize gelen Yahudi profesörlerin yaşadıkları  ve hiç duymamış olduğum Struma faciası  nı öğrenmiş olmak derinden etkiledi beni...
Tarihi olayları konu alan kitapları seviyorum ben...
Okuyun derim...


Ocak 12, 2011

Kadın bedeninde erkek olmak...

2010 un kitap okunmayan bir yıl olmasının kayıtlara geçmesi sebebiyle 2011 i kitap yılı ilan eder etmez siparişlerimi verdim ve gelmelerini beklemeden okumaya başladım...
Önce Hümeyre, Alaçatılı ardından da Yeminli Bakire...
Bu yıl için hedefim en az 60 kitap bakalım tutturabilecek miyim?
Yeminli Bakire gerçek bir yaşam öyküsü hiç duymadığım bizdeki törenin daha korkunç hali...
Ülkemizde de olduğu gibi kadınların yanında erkek olmadan bir hiç olmasının getirdiği zorunluluktan sebep kadınlığından vaz geçmek zorunda kalan bir kadının hikayesi...
Beni çok etkiledi...
Günümüzde hala erkek olarak verdiği sözü yaşamakta olan 40 kadın varmış,aynen erkek gibi giyinip, erkek davranışları sergileyen, toplumda erkek gibi değer gören...
Çok zor...
İlgi çekici bir konu akıcı bir anlatım hele sonuna doğru elimden bırakamadım....
Tavsiye ederim...
Hala yaşamakta olan Yeminli Bakirelerle yapılmış röportajlar için;

Ocak 07, 2011

Alaçatılı...

Acaba hangisi ?
Gerçekliğine öylesine inandıran bi roman okudum ki ben.
Arşivi karıştırıp acaba bu taş evlerden biri olabilir mi diye düşünmeden edemedim...
 Kökler
       Taş ev
    Yasak aşk...
Bazen heyecan, bazen merak, bazense hüzünlenerek okudum her bir satırı...
Acaba bizim köklerimizde neler yaşadı diye düşündüm mübadeleyle bu topraklara gelmiş dedelerimin varlığını anımsayarak...
ALAÇATILI
Alaçatı, pek doğru olmasa da, yöre halkınca bir Rum beldesi olarak bilinir. Her taş evinin, kuşaklar boyu unutulmamış Rumlarla ilgili bir hikayesi, her ailesinin Rumlardan kalma kırık dökük birkaç parça eşyası vardır. Rumların Alaçatı'ya geliş gidişleriyse, okyanus med cezirleri gibi abartıyla anlatılır. Alaçatılı romanı XIX. yüzyılın sonlarını da içine alan, yakın tarihimizin özgünlüğünü yitirmemiş eşsiz mekânlarında geçer. Türk ve Rum iki ailenin aynı taş evde yaşadıkları acı tatlı olaylar gerçekçi şekilde, yalın bir dille anlatır. Rum ailenin 1890 yılında Sakız Adası'ndan Alaçatı'ya gönüllü göçü, Boşnak ailenin Balkan Savaşlarından sonra nüfusunun çoğu Rum olan Alaçatı'ya zorunlu yerleştirilmesi, Rumların 1. Dünya Savaşı sırasında İttihat ve Terakki yönetimince Sakız Adası'na geri gönderilmeleri, Yunanlıların 15 Mayıs 1919'da Alaçatı'da Osmanlı yönetimine son vermeleri... Ardından 11. Dünya Savaşı günlerinde Sakız Adası'nın Alman uçaklarınca bombalanması sonucu Rumların can korkusuyla Türkiye'ye sığınmaları, yaşamları taş evde kesişen farklı kültürlerden iki gencin savaş koşullarında alevlenen yasak aşkları, Rum ailenin Kıbrıs ve İngiltere üzerinden Yeni Dünya'ya göçü ve New York'lu avukatın Alaçatı'da köklerini araması...


Ocak 01, 2011

2010 a dair not...

2010 yılı içinde okumuş olduğum toplam kitap sayısı maalesef 14...Bu utanç tablosunu yayınlıyorum ki bir daha yaşanmasın...

Suzanne Collins ~ Ateşi Yakalamak
Hıfzı Topuz ~ Kara Çığlık
David Nicholls ~ Bir Gün
Suzanne Collins ~ Açlık Oyunları
Mükerrem Çetinalp ~ Kırık Hayatlar
Mükerrem Çetinalp ~ Cesur Yürek
Ayşe Kulin ~ Türkan
Turgut Özakman ~ Romantika
Solmaz Kamuran ~ Kiraze
Turgut Özakman ~ Korkma İnsancık Korkma
Daniel Tammet ~ Mavi Bir Günde Doğmuştu
Yaşar Kemal ~ Yılanı Öldürseler
Turgut Özakman ~ Cumhuriyet { Türk Mucizesi }
Oya Baydar ~ Çöplüğün Generali

İzlediğim filmlerde 14 taneymiş tabii not aldıklarım...
 
Av Mevsimi
The Holiday
Sherlock Holmes
eyvah eyvah
kolera günlerinde aşk
sahtekar
masumiyet
utanç
cesur balık :))
milyoner
yumurta
karpuz kabuğundan gemiler yapmak
de ja vu
kirpi

Ocak 18, 2010

Son günlerden kısa kısa ...


Gezmek, yazılı okumak, ders içi performans belirlemek ,e-okula not girmek , hazırlık yapmak & misafir ağırlamak , hazırlık yapmak & misafirliğe gitmekle meşgul blog sahibesi :))
Olmazsa olmaz kitap okumakla bir de pek tabii...
Çöplüğün Generali ni okudum bitirdim yeni yıl hediyesiydi sevgilimle birbirimize kitap seçtik çok keyifliydi
 Bense Binbir Çiçekli Bahçe yi aldım ona ondan daha çok merakla ...
~~
Beğendiğim bir kitap oldu Çöplüğün Generali;
Günümüz olaylarına 68 yıl uzaktan bakmak hem ürkütücü hem ilginç geldi başlangıcı biraz sıkıcıydı sonra hareketlendi ama sonu pek tatmin etmedi daha başka daha derinden olabilirdi...
Eksik parçaları olan bir romandan ulaşılmaya çalışılan gerçekler, toplumsal kısmi hafıza kaybı yaratan virüsler, unutturulmaya çalışılan bir dönem...
Ben tavsiye ederim şu günlere başka bir açıdan bakmak için ...
~~
Yeme içme mevzularında ise :))
Mantar sotenin beşamel sosla kaplanıp kaşarla fırınlanmış hali,
Tavuğun cevizle harmanlanıp mayonez ve sarımsaklı yoğurtla bütünleşmişliği,
Etimeğin şekersiz muhallebi ve krem şantiyle birlikteliği,
Oktay Usta tarifiyle Abant Kebabı,
Ve elmanın şeker ve krem şantiyle tatlı hali...
 

Aralık 04, 2009

Yıl biterken...


Başlık için henüz erken mi?
Daha dün gibi yeni bir yıla girdiğimiz ama öyle çabuk geçiyor ki zaman ,aralık geldi derken 4 ü bile oldu bir koşturmacayla geçiriyoruz zamanı...Uzun zamandır ilk kez salı gününü çok uzun hissettim geçmek bilmedi bir türlü gün ''aaa ne güzel günler uzadı mı nedir ?'' derken çarşamba perşembe bir çırpıda geçiverdi geldik hafta sonuna yoğun geçeceğe benzer haftasonu yarın için 2 plan mevcut bile pazar içinse çürümeye başlamış sonbahar yaprakları üzerinde yürüme isteğim var ama gerçekleşir mi bilmem :)
~~
Bu hafta kısa bir kararsızlık yaşadım ebru kursuna bu yıl da devam edip etmeme konusunda çok istiyorum aslında ama aklımda tereddütler var maalesef :( Tarttım gitmek ve gitmemeyi , gitmemek ağır bastı ...
Keşke keyifli bir ortamda ebru yapabilsem...
Ayşe Kulin den Türkan ı okuyorum bazen gözlerim dolarak, bazen gülerek ama çoğunlukla gıpta ederek içindeki insan sevgisine ve mesleğine olan aşkına...
Keşke hepimiz onca özveriyle işimizi yapabilsek...
Bitirince daha detaylı yazmak istiyorum bu kitap hakkında,Kardelenleri okuduğumda da çok etkilenmiştim şimdi de öğrencilerime okutuyorum mutlaka özellikle kızlara...
Keyifle, sevdiklerinizle geçen bi hafta sonu olsun...

Kasım 17, 2009

Bu aralar bizz @ Kitaplar...


Bol bol bitki çayı içiyoruz pek çok farklı kombinasyonlar deneyerek :))
'' Elif'in dolabında ıhamur adaçayı hibiskus şahtere otu ve kuşburnu vardır.Bu otlardan üçünü kullanarak kaç farklı çay yapılabilir ???'' şekline dönüştü kafamda sorular .. 
Çaylarla farklı denemeler üretirken soru hazırlayınca hele de konulardan biri permütasyon olunca böyle sorular da ortaya çıkabildi haliyle :)) 
Şu aralar her grip olan domuz gribiyse biz de olduk bi parça Aşk daha ağır ben daha hafifinden...
Ama farklı çay kombinasyonları sebebiyle iyiyiz faranjitden ötürü hafif ses kısıklığı mevcut bi tek :(
Ama yemediğimiz kadar meyve içmediğimiz kadar çay içtik bu aralar ...


N@zo cumm sobelemiş teşekkür ediyorum,bayılıyorum ben kitap konulu herşeye :

1. Şu an okumakta olduğunuz kitap ve kısaca konusu?
   Bugün bitirdim Hemingway in Yaşlı Adam ve Deniz ini çok sevdim çok yıllar önceye götürdü beni filmini izlemiştim çook küçüktüm maaile öyle aklımda kalmış öyle güzel betimlemeler var ki kitapta yaşar gibi hüzünlendim bi an balıkçı için...
Uzuun zamandır balık tutamayan yaşlı balıkçının
ve ondan balıkçılığı öğrenen küçük çocuğun hüzünlü bir kaç günü...
2. En son aldığınız kitap?
Kültürtv den sınıfıma pek çok kitapla birlikte Ilgın Olut ~~ Neva yı kendime almıştım
Dün büyük uğraşlar sonucu Kultur tv kalan paramı yatırdı sonunda
Aman aman bi kere daha aklınızda olsun sakın sakın,paranızla rezil olmayın...

3. Şimdiye kadar aldığınız kitaplar içinde en sevdiğiniz?
Favori kitabım  kesinlikle Çalıkuşu Reşat Nuri Güntekin'den,tek geçerim ara ara açar açar okurum :))
Son günlerde ise Nermin Bezmen in Kurt Seyt  & Shura,Kurt Seyt & Murka  
Kürşat Başar ~~ Başucumda Müzik
Sabahattin Ali ~~ Kürk Mantolu Madonna
Zülfü Livaneli ~~ Son Ada ,Leyla nın evi
Ayaan Hırsi ~~ Kafir
John Steinbeck ~~ Gazap Üzümleri
Buket Uzuner ~~ İki Yeşil Su Samuru
Turgut Özakman ~~ Şu Çılgın Türkler
Ayşe Kulin kitapları
Öyle çok ki...
4. Bir türlü bitiremediğiniz ,bitirseniz de sizi illallah ettiren kitaplar?
Mehmet Rauf ~~ Eylül ; ilk psikolojik roman vs ama mahvetti beni sonunu atlayarak bitirdim valla :))
Zaten sevmem o tarzı

5. Elinizdeki kitap bitince okumayı düşündüğünüz kitap?
Bu aralar sırada pek çok kitabım var başlıyorum araya başkasını dahil ediyorum vs
Ama öncelik Buket Uzuner in Balık İzlerinin Sesi nin
Ama Tek ve Tek Başına en çok merak ettiğim...

Şu yazlılılarımı bi an önce okuyup bitirebilirsem hemen kitapların kokusuna dahil olucam :))
Tuğba ve Esin gördüm ve sobeledim sizi ,kolay gelsin :))


Kasım 13, 2009

Şoktayım...

                                        
Kültürtv den sipariş verdiğim kitapları  yazmıştım daha önce  ve üzerinden onca zaman geçmesine rağmen kitaplarım hala tamamlanamadı...
 9 kitabı gecikmeli olarak  gönderdiler kalan 7 kitap için  ise ses seda yok maillerime cevap alamadım, telefonla ulaşmaya çalıştım zor zahmet düşürebildim zira sürekli meşgul en kısa zamanda tedarik edip bulamazlarsa iade yapacaklarını söylediler..
Hala haber yok ...
Bugün yine aradım iptal ettirdim güya hesap numarası aldılar hesaba aktarıcaklarmış {ki kredi kartıyla alış veriş yapmıştım karta iade yapamıyorlarmış nasıl işse }
Hiç umudum yok tamam hallederiz diyerek insanları oyalıyorlar...
 Şöyle bir araştırdım bugün öyle çok aynı durumda olan var ki şaşırdım kaldım,nasıl olur bu sahtekarlık değil mi? diye ...

Sakın sakın ben ettim siz etmeyin üç kuruş fark için değmez...

Ekim 26, 2009

Son siparişlerim ...

Neva ~~ Ilgın Olut  benim için diğerleri sınıfımın ...
Yalnız Efe ~~ Ömer Seyfettin
Orhan Veli Bütün Şiirleri ~~ Orhan Veli Kanık
Yılanı Öldürseler ~~ Yaşar Kemal
Kaçak Kız ~~  Muzaffer İzgü
Uçan Sınıf ~~ Erich Kastner 
Sırça Köşk ~~ Sabahattin Ali
Yeni Dünya ~~  Sabahattin Ali
Ağrıdağı Efsanesi ~~  Yaşar Kemal
Kardelenler / Çağdaş Türkiye`nin Çağdaş Kızları ~~  Ayşe Kulin
Hiç Merak Ettiniz Mi?  ~~ Ali Bolat
Beyaz Yele ~~ René Guillot
Yonca Kız ~~ Kemal Bilbaşar
Eşref Saat ~~ Şevket Rado
Balım Kız Dalım Oğul ~~ Ceyhun Atuf Kansu
Yaşlı Adam ve Deniz  ~~ Ernest Hemingway

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri  Güntekin almak çok istedim çünkü ben onların yaşında okumuş ve çok keyif almıştım Yabanı Çalıkuşunu Akşam güneşini... Ama maalesef çok pahalı ... Bizde sınıfca kütüphaneye üye oluruz di mi :))
 
d.n... Bu aralar fotoğraf makinemle aramız pek iyi değil mesafeliyiz yavaş yavaş yakınlaşmak lazım ...

Eylül 07, 2009

Uzanmışım kumsala...

Yazmadıkça yazmak zor gelir oldu ama bi yerden de başlamak lazım dedim eski yazdıklarıma baktıkça imrendim kendi kendime sonradan dönüp yazdıklarımı okumak keyifli bi yerde yeniden yaşamak gibi epeydir okuduklarımı yazmadığımı fark ettim istediğim kadar olmasa da okuyorum oysa ki :))
~~
Şu an Limon Ağacı nı okuyorum tarihi romanları okumayı severim aslında ama ona rağmen çok yavaş ilerliyorum belgesel anlatır gibi sanki, akıcı bi dil kullanılmamış ve fazlasıyla detaycı aynı gerçeklerle biraz daha roman tadında olsa daha güzel olabilirmiş ancak konu itabariyle çok etkileyici. Toparaklarından zorla sürgün edilen Filistinlilerle Nazi katliamından kaçan Yahudilerin aynı topraklarda süren hüzünlü mücadelesi anlatılıyor...
~~
Aşk ve Bab-ı Esrar ı okudum ikiside güzeldi ama 10 üzerinden Bab-ı Esrar 6 , Aşk sa taş çatlasın 7 alır benden . Aşk da Mevlana ve Şems çok güzel anlatılmış hele Mevlananın koşulsuz güveni Şems in doğrularından ödün vermeyişi öğretilerin herbiri düşündürücü ama kurgu anlamsız geldi Ella nın hikayesi özellikle... Bab-ı Esrar da ise yine tüm Ahmet Ümit kitaplarında olduğu gibi sonun tatminkar olmayışını maalesef bu kitapta da hissettim eeeee yani bu mu ne oldu şimdi diye kalakaldım...
~~
Son dönem okuduklarım arasında en etkileyici düşündürücü gelen Biz Kimden Kaçıyorduk Anne ? Karakterlerin psikolojisi sade bir dille fakat çok derinden anlatılmış annenin geçmişte yaşadıkları sebebiyle şehirden şehire ülkeden ülkeye kızıyla kaçışları anlatılmış,kaldıkları oteldekilerin ilginç buldukları anne kız hakkında yaptıkları yorumlarsa benim en beğendiğim kısımlardı kitaptan tavsiye ederim...
~~
Birde Beni Hatırladın mı var ki tam çerez tadında kalın ama bi çırpıda okunan eğlenceli bi kitap yoğun dönemlerde kafa dağıtmak için birebir... Lexi geçirdiği trafik kazası sonucunda son 3 yılı hiç hatırlamıyor oysa o 3 yıl boyunca hayatı kökten değişmiş herşeyi eşini sevgilisini hatta işini bile yeniden öğrenmek zorunda bazen gülerek bazen üzülerek keyifle okunan bi kitap...
~~
Ve son olarak benimle artık bütünleşen Zemberek Kuşunun güncesi var 2 ay aradan sonra kaldığım yerden dün gece 3 sayfa okudum son 100 sayfam merak ediyorum aslında Toru Okada nın yaşadıklarını karısını May Kasahara yı :))
~~
İşte böyle okumak güzel şey hele kumlara uzanıp okumanın keyfi yok başka yerde... Yağmurlar gelmeden son son atın kendinizi kumlara , keyifli okumalar dilerim herkese...

Şubat 13, 2009

Hımmmm; Herşey !!!

Hımm düşündüm durdum acaba başlık ne yazsam diye konu öyle bol ki fotoğrafta herşey mevcut olunca başlıkta herşey oldu ,güzel oldu :))
~~~~
Öncelikle hediye aldığım çok uzaklardan gelen kitabımdan bahsetmek istiyorum,tatile gitmeden önce evvel zaman içinde nin bloğunda hediye kitaplaşma fikrini görünce çok mutlu olup hemen dahil olmuştum... Yoğunluk , tatilin araya girmesiyle internetten uzak kalıp unutmuştum bile ta ki mail kutuma bi yorum düşene dek :)) Çok çok mutlu oldum ve hemen araştırmaya başladım ben kime alıyorum diye öğrenip iletişim bilgilerine ulaşınca da okuduğumda çok etkilendiğim Kürşat Başar'ın Başucumda Müzik kitabını gönderdim aslında o zamanlar pek de uzağımda olmayan Naz'a , eline ulaştığına mutlu olduğuna dair mesajları alınca da çok çok keyiflendim...
~~~~
Dün akşamsa eve geldiğimde sevgilim sana bi paket gelmiş ama bulamamışlar kargodan alıcaz deyince üzüldümm , nasıl sabredicem yarına kadar diye düşündüm durdum merak içinde... Acaba okuduğum bildiğim bi kitap mı yoksa hiç tanımadığım bi yazara mı ait die... Bugün paketi alıp bir heves açınca meraklar son buldu okumadığım hatta duymadığım bi yazar ve kitabı böyle oluşundan ise ayrıca memnun oldum kitabın kapak yazısından çok etkilendim yabancı bir yazarın bizim coğrafyamızı bizim yaşadıklarımızı ve Mustafa Kemal'i anlatması büyüleyici,en kısa zamanda okuyup mutlaka fikirlerimi yazıcam... Aslı bu sayede seninle güzel bloğunla tanıştığım için çok mutluyum tekrar teşekkür ediyorum :))) Evvel zaman içinde ve Serap harikasınız...
~~~~
Sonraa gelelim ödüllerime ... Aslı, Naz ve Engin Deniz tarafından ödüle değer bulunmaktan ötürü keyf üssü keyf oldum :)) Öpüyorum sizleri,tşk ler...

Ödülün gönderilmesiyle ilgili 3 kural var:

1. Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek. ~~Ee tabi ki ~~
2. Bu ödülü başka 7 blog sahibine linklerini vererek göndermek. ~~ Memnuniyetle ~~
3. Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek. ~~ Neden olmasın ~~

Diyerek zevkle ödüllerimi gönderiyorum...

Perili Köşk , Çocukla Çocuk , Evvel Zaman İçinde , Evcilik Lezzetler , Nino , Huysuz Balık , Tuğba'nın Dünyası harikasınız ~~aslında blogların hepsi birbirinden şahane~~ ödüller size , şimdi geliyorum haber vermeye :))
~~~~
Ne çok konu birikmiş yazmak için pudingli kurabiyelerim nefisler , blogdaşlarımdan tarif yine ama kimde rastladım hatırlamıyorum üzgünüm ki :(( Çok pratik ve lezzetli 1 paket muzlu puding oda sıcaklığında margarin ve 16-17 kaşık un yoğurulup şekillendirilip önceden ısıtılmış 180 derece fırında 10-15 dk pişiriliyor hepsi bu çok değişik bi aroma çıkıyor ortaya her yiyen tarif istedi o derece :)) tavsiye edilir ...
~~~~
Bu akşam ki son konumuz ise Ebru çalışmalarım son çalışmalarım fotoğrafta mevcut ama bu hafta hiç keyif alamadım ve bu yaptıklarıma da yansıyınca ortaya tuhaf şeyler çıktı , sakin bi ortamda çalışmak lazım ve de boyaların kıvamlarının çok iyi olması fikrine ulaştım... Zemin ebrusu yapmaya çalıştık, taraklı ebrudan örnekler yaptık... Düşününce yine de pek çok şey öğrenmişiz bıkmadan devam etmek ve özgün çalışmak lazım kursta her tekniği öğrenip sonra denemek... Tecrübeyle deneme yanılmayla olacak bu iş ,ruh katmadan olmuyor zannımca bu hafta yoktu haftaya bekliyoruz ilham perilerini :))
~~~~
Uzuuuun bi yazı oldu, ne güzel ... Mutlu hafta sonları diliyorum herkese günün anlamından sebep sarılın sevgilinize tabii ki sadece bugün diil her gün :))

Ocak 01, 2009

2008 de okuduklarımmmm....

Unutmamak için; Çok etkilendiklerimde oldu neden okudum ki boşa vakit kaybı dediklerim de ama teraziye koyarsam etkilendiklerim kesinlikle ağır gelirler.Yanlarına yıldızla değerlendirme yapsam mı :))
Evett 2008 de bunları okudum şimdi ise keşke diyorum izlediklerimi de not etseydim... İzlediğim keyif aldığım filmleri geri dönüp düşündüğümde Issız Adam diyorum en etkilendiğim için , en kızdığımsa Mustafa filmi diye anımsıyorum.... Bloğda yeni düzenlemeler yapıp 2009 listesi oluşturup 2008 listelerini artık çöpe atmanın vaktidir vakit ...

1. philippa gregory ~ bakirenin aşığı ****
2. ayşe kulin ~ umut ****
3. emel koç ~ alyoşa ***
4. hsan oktay anar ~ puslu kıtalar atlası *****
5. naşide gökbudak ~ perina *
6. khaled hosseini ~ bin muhteşem güneş ****
7. dalia sofer ~ şirazın eylülleri ***
8. can dündar ~ yüzyılın aşkları **
9. philippa gregory ~ boleyn kızı ***
10. mehmet rauf ~ eylül *
11. khaled hosseini ~ uçurtma avcısı ***
12. zülfü livaneli ~ son ada ***
13. mine g. kırıkkanat ~ destina **
14. erdal sarızeybek ~ ihaneti gördüm *
15. ayaan hirsi ali ~ kafir ***
16. ayşe kulin ~ füreya ****
17. nermin bezmen ~ kurt seyt & murka *****
18. nermin bezmen ~ kurt seyt & shura *****
19. yusuf atılgan ~ anayurt oteli **
20. ayşe kulin ~ nefes nefese ***
21. sabahattin ali ~ içimizdeki şeytan **
22. turgut özakman ~ diriliş ****
23. philippa gregory ~ kraliçe nin soytarısı **
24. kafka ~ değişim *****
25. canan tan ~ piraye *
26. adam fawer ~ empati **
27. lısa kleın ~ ofelya ***
28. rıfat ılgaz ~ sarı yazma ****
29. adam fawer ~ olasılıksız **
30. rıfat ılgaz ~ radarın anahtarı ***
31. rıfat ılgaz ~ yıldız karayel ****
32. osman aysu ~ çifte tehlike **
33. elif şafak ~ araf ***
34. buket uzuner ~ iki yeşil su samuru *****
35. maeve binchy ~ aşk,bir kere *
36. maeve binchy ~ italyanca aşk başkadır *
37. nermin bezmen ~ sırça tuzak *
38. ahmet ümit ~ patasana ***
39. ahmet ümit ~ beyoğlu rapsodisi ***
40. zülfü livaneli ~ leyla'nın evi ****
41. müjdat gezen ~ galiba ben sanatçıyım ***
42. zülfü livaneli ~ sevdalım hayat ****
43. nihat behram ~ darağacında 3 fidan *****
44. ayşe kulin ~ veda ***
45. ahmet ümit ~ kukla ***
46. jean christophe grange ~ kızıl nehirler ***
47. elif şafak ~ baba ve piç ***
Sanırım kendi rekorumu kırdım, kutluyorum hadi 2009 daha keyifli ve her güzellikte daha daha daha ollll ...
d.n.... Fotoğraf 2008 de çektiğim fotoğraflar arasında en sevdiğim...

Aralık 30, 2008

Çift sayılara duyulan sevgiden dolayı...

Bazen genelde de bu bazenlerin sayısı pek fazladır ki okumak en çok keyif aldığım zaman dilimlerine dahil oluyor.Nasıl bi cümle olduysa :)) geri dönüp düzelticimm.... Hele de böylesi soğuk günlerde evde olup sıcak sıcak kahve ya da çikolata içerken en sevdiğim alış veriş yapma keyfini bile sıkça ertelerken en keyifli keyiflerden okumak okumak okudukça yine okumak...
Yok sadece okumuyorum spora başladım azimle kararla fit olma yolunda ama daha çok da spor yaparken gülmekten helak olma yolunda ilerliyorum ki ne zevkli bişeydir o step yapmak hele plates yaparken ki o kocaman topla haşır neşir olmak zaten gülmekten acaip kalorilerimi yitiriyorum... Okuldan çık eve gel koştur koştur atıştır hazırlan spora git sanki dövülmüş gibi eve dön ama her geçen gün daha iyi hissedip hareketleri daha bi kolay yapabiilmenin dayanılmaz keyfine varmak müthiiiiiş :)))

Sonra bi de ebru kursuna gitmeyi planlıyoruz evet toplu bi plan bu maokul desek yeri... Vaktin birinde kısacık gittiğim ahşap kursu döneminde 2 tepsi 1 mücevher kutusu boyamışlığın vardır sonra da beklemekten boyaların kurumuşluğu :)) Neyse o dönemlerde kısa bi ebru tecrübem olmuştu acaip keyif almıştım ama ben öyle lale karanfil yapmak istemiyorum tamamen özgün ve soyut çalışmak istiyorum bu sebepden 2. gün atılır mıyım bilmem ama şu an azim had safhada...

Evet gelelim başlığa sonrasında da kitaplara değiniciiim...Başlığın sebebi cidden çift sayılara olan sevgimdendir bi matemaikçi olarak ayrım yapmamam gerekiyor hepsini bağrıma basmam lazım ama napalım ki ayrımcılık ruhuma dahil... Baktım ki aralık ayına dair yazılar ~~ ki tembelliğimden diil önce tatil sonra içimde yükselen kitap okuma sevgisinden kaynaklıdır bu ~~ 3 tanecik hemen bi yazı kaleme alayım da 4 lesin yazılar diye düşünülerek yazdıkça da yazmayı özlediğimi hissederek daha da yazma isteğimdendir :))

Evet kitaplarım önce Puslu Kıtalar Atlası demek istiyorum okumadınızsa şiddetle ama şiddetle tavsiye ediyorum o ne biçim yazım dilidir ve bağ kurmaktır ki hayranlık duydum birbirinden bağımsız gibi görünen olaylar zaman geliyor öyle bi içiçe geçiyor öyle bi noktada bağlanıyor ki dehşet verecek kadar muhteşem, çok beğendim... Daha detaylı anlatım için tıklayın kesinlikle merak uyandırıcı...

Sonra Alyoşa ; Halikarnas balıkçısının ve Fahrunisa Zeyd in en küçük kardeşleri , Füreya nın teyzesi , Şakir Paşa nın kızı ,Carl Berger in sevgilisi Aliye Berger Füreya da hayatının bi bölümüne tanık olmuşluğum ve bir o kadar da merak etmişliğim vardı zaten ne müthiş bi aileymiş ki yetiştirdiklerinin her biri kendi alanında öncü olan sanatçılar olarak Cumhuriyetimizin ilk dönemlerine isimlerini yazdırmışlar.Biyografi okurken hem bi hayata tanık
olan kitapları okurken aynı kişilerle karşlaşmaktan mesela Aliye nin sevgili olan keman hocası Carl Beger i Umut da kızların keman hocası olarak görmek etkileyici...Umut Ayşe Kulin in son kitabı Veda nın devamı Cumhuriyet in ilk dönemlerini anlatan bi dönem kitabı ama üzüldüm Sabahat la Aram ın aşkının mutlu sona ulaşamamasına kimbilir belki üçüncüsünü yazarda onlar da birbirlerine kavuşur di mi :))
Yeni bi yıl sevmiştim ben 2008 i çiftdi bi kere :) 2009 a bilmiyorum ki kanım ısınacak mı çoook zor görünüyor ama kutluyorum şimdiden herkesin yeni yılını yarın bu saatlerde çıstak çıstak modunda bi ben pek hoş yazamayabilir :)
Yeni yılda yoktur öyle listelerim falan ama hiç hastalanmamak ,kimsenin de hiç hastalanmaması ilk ve en çok olan dileğimdir ...
Sonrasında okunacak çok kitap , gidilecek çok yer ve içilecek çok şarap var felsefesinden yola çıkarak resime de yerleştirdiğim gibi çok çok çok okumak 2008 in en az 2 misli kadar okumak sevgilim le birlikte çok yer gezmek görmek ,ailemle daha çok vakit geçirmek veee güzel şaraplar tadmak yegane dileklerimdendir neooolur olsunlar :))

Aralık 05, 2008

Okudum , yazdım ......


Son yazımda kar dilemiştim di mi , yahu insan bi hava durumuna bakarda öyle diler ki azıcık gerçekleşebilme ihtimali olsun aksine sonbaharı diil de ilkbaharı yaşarmışçasına güzel günler geçirdik yoğun bi haftaydı artık okulumuzun tadilatı bitti yeni pırıl pırıl okulumuzda kendi sınıflarımızda başlıcaz tatil dönüşü ama özlicem öğleci olmayı uyanıp elimde kahve bloglar arası gezinti yapmayı, gazetelere bakınmayı ,kitap okumayı... Ama yine güne kitap okuyarak başlayabilecek olmanın keyfini yaşıyorum şu aralar umarım düşündüğüm gibi güzel olur ... Derse başlamadan önce ilk yarım saat kitap okuma dersi ekledik... Ne güzel olur ki öğrenciler de kitap okumanın keyfine varsalar ...


Son okuduklarımdan Şiraz'ın Eylül'leri ve henüz bitirdiğim Bin Muhteşem Güneş gerçekten etkileyici ve daha önce okuduğum Uçurtma Avcısını da ekleyince farklı yerlerde geçmelerine karşın yaşanan korkunç olayların benzerlikleri açısından birbirine karıştırmaya başladım karekterler karışır oldu hele Halit Huseynı'nin iki kitabında da Yetimhene müdürü Zaman la karşılaşınca kim nerdeydi hangi romanda kim vardı yazmak istiyorum bu sebeple yazmak ve anımsamak...
~~ Şiraz'ın Eylül'leri...
Dalia Sofer kendi yaşam öyküsünden esinlenerek yazmış , 1979 İran devrimden sonra yaşamı darmadağın olan bir ailenin dramı... Amin ailesi devrim sonrası sözde normal yaşantısına devam ederken bir gün aniden kapısını Devrim Muhafızlarından biri çalar.... İshak’a kendisiyle beraber gelmesini söyler, sorularına cevap alamayan İshak itaat etmek zorunda kalıp onları takip eder... Bu gidişi yaklaşık iki mevsimden fazla sürer,bu zaman içinde aile tüm uğraşılarına rağmen kendisinden hiç haber alamaz, ne olduğu, nerede olduğu bilinmez.... İshak Amin kendisiyle beraber çocuklar, komünistler, devrim karşıtları ve müzisyenlerle aynı hapishaneyi paylaşmaktadır.Meşhur piyanist Vartan Sofoyan da gördüğü işkenceler sonucu öldürülür. Ölüm artık onun için bir kurtuluştan başka bir şey değildir. Feryatlar ve bağrışmaların aksine kimse derdini anlatacak bir merci bulamayınca yavaş yavaş etrafında olanların yok olduğunu gören Amin de paniklemeye ve umudunu yitirmeye başlar, sonunda tüm varını yoğunu devrimin sürekliliği adına bir tek kişiye vermeyi teklif ettiğinde hürriyetin kapısını aralar... Ancak aylar sonra evine geriye döndüğünde her şeyi değişmiş bulur... Kendisi zengin ve mücevher ustası olan İshak Amin bir şekilde kefaletini ödeyecek yolu bulur.Hayat yine devam etmektedir ancak değişmiştir. Her ne kadar kabul etmesi zor olsa da İshak Amin kendine vatan olarak gördüğü ülkede istenmediğini anlar. Şah ve ailesine hizmet sunan biri olarak başı beladan, kendisi tehditlerden kurtulmaz. Kurtulmasının tek bir yolu vardır.Ülkesinden kopmak...
~~ Bin Muhteşem Güneş...

Yazarın ilk kitabı Uçurtma Avcısı nda savaşa ve günümüz Afganistan'ındaki etnik düşmanlıklara rağmen normal bir hayat yaşamaya çalışan iki çocuğun hikâyesini anlatılıyordu. Bin Muhteşem Güneş te ise aynı hikâyenin kadın tarafı, hem iki kadının hem iki şehrin ~ Herat ve Kabil ~ hikâyesi...

İlk Herat yakınlarında, evlenmemiş annesiyle birlikte yaşayan Meryem'in dünyasını görüyoruz. O kadar üzücü bir dünya ki bu... Zavallı Meryem sara hastası annesinin yükünü çekmek zorunda ve hayattaki tek mutluluğu Herat'ta sinema işleten, bir gün kendisini de yanına alacağını umduğu ikiyüzlü, sevimli babasının haftalık ziyaretleri...Meryem in annesinin annesi ölümüyle duygusuz babası onu Kabil'den bir tanıdıklarıyla evlendiriyor. Burka giymesinde ve misafirler geldiğinde üst katta saklanmasında ısrar eden bir yabancıyla yaşamak zorunda olmanın yarattığı travmaya rağmen, özellikle hamile kaldığında, kocasından ilgi ve şefkat görebileceği umudu yeşeriyor Meryem'in içinde. Ama Hosseini, kadınların sadece 'doğuran' olarak görüldükleri bir toplumda çektikleri çileyi bütün canlılığıyla gözler önüne seriyor; yaptığı düşüklerin ardından evlilik Meryem için hapishaneye dönüşüyor...
Meryem'in hayatından, kızının eğitim görmesi gerektiğine inanan liberal bir babanın kızı olan Leyla'nın hayatına geçiyoruz. Bu, Meryem'i dışardan görmeye başlamamız demek: Leyla onunla hiç konuşmasa da, örneğin, bir gün "ayakkabıcı Raşit burka giymiş karısıyla önlerinden geçiyor." Hosseini, her peçenin altında gizli hikâyeleri olan bireylerin olduğunu hatırlatıyor bize. Eğitimi, tutkuları ve fikirleri olan bir genç kız Leyla ve onun bir de kendisini sinemaya ve seyahate götüren zeki bir erkek arkadaşı var. Leyla'nın çocukluğunun geçtiği (Sovyet kontrolündeki) dönemden, kardeşinin mücahitlere katıldığı ve sekiz yıllık savaşın ardından Rusların savaşı kaybetmeye başladıkları söylentilerinin çıktığı döneme kadar adım adım ilerliyoruz. Ancak Rusların ülkeden atılmalarının ardından mücahitlerin nasıl özgürlük savaşçılarından aşırı muhafazakârlara dönüştüklerini görüyoruz...

Leyla'nın ailesinin başına gelen felaketlere doğru ilerliyoruz. Sonunda onu öksüz, yetim ve yapayalnız buluyoruz. Leyla, Raşit'in kendisini ikinci karısı olarak almasına izin vermek zorunda kalıyor. Bir felaket diğerini izliyor, aileler parçalanıyor, dayaklar ve tehditler yanlarında erkek olmadan sokağa çıkamamalar kadınların gündelik hayatının sıradan parçaları haline geliyor...Bin Muhteşem Güneş, kocalarının zulmü karşısında iki kadının geliştirdikleri dostlukla ilerliyor... Bu kadınların sevgiye dair tek umutları birbirleri; fiziksel ve duygusal olarak hayatta kalmalarını ise sadece bu sevgiye ve Leyla'nın çocuklarına besledikleri sevgiye borçlular...

Kitabın sonlarına doğru güzel gelişmeler de yok değil ama tüm bu olayların yaşanıyor olmasını bilmek bile insanın içini acıtıyor...

Perina ya başladım uzun bi tatil var önümüzde ve de bayram ama arada pek kitaplarla buluşabileceğimi zannetmiyorum gezilecek yerler bolca zira :))

İyi bayramlar diliyorum...

d.n.... :)) Fotoğraf bizim yaramaz kaplumbağamız Raffy e ait bunalıma girmişliğimi ,yuvasından kaçmışlığı, bizi protesto etmişliği bile vardır, bu haliyle çok masum dursa bile yaramazdır kendileri.... Uyurken ki bu hallerine bayılıyorum bizden önce tatile gitti keyfi de pek yerindeymiş aldığım haberler göre :))

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails