Paris etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Paris etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Haziran 22, 2009

PariS'den II ...

Yağmurlu bir güne uyandık tam da Paris e ayırdığımız tam bir günde ... Geceden yaptığım tüm rotalar bi anda yön değiştirdi .İlk durağımız Eyfel görelim bakalım dedik meşhur demir yığınını ,gerçi Şanzelizeden görmüşlüğümüz vardı gece ama en tepesine çıkmadan gördük sayılmazdı pek tabi :)) Opera durağından metroyla önce İnvalides e geçtik ordanda C ile Bir Hakeim e Eyfel e pek yakınız artık ...

Eyfel Kulesi’nden nefret ettiğini her fırsatta dile getiren Fransız yazar Guy de Maupassant, sık sık kulenin içindeki kafede otururken görülürmüş. Bu kadar nefret ettiği bir yerde ne işi olduğunu soranlara verdiği cevap ise “Bu lanet demir yığınını Paris’te görmediğim tek yer burasıymış” Maupassant’ın sözünü ettiği demir yığını, her yıl milyonlarca turisti kendisine çekiyor. Kimileri romantik bir balayı için, kimileri de ‘Ben Paris’teyken...’ diye başlayan cümleler kurmak için kente akın ediyor ve mutlaka Eyfel e çıkıyor...
İşte 1 buçuk saatlik soğuk ve yağmur altında beklemenin ardından 13 euro vererek Eyfeldeyiz önce 2. kat ve sonra en tepesi göz alabildiğine muhteşem Paris manzarası karşımızda fotoğraf meşhur Trocadero meydanı...Parisi seyrediyoruz buğulu camlar ardından haritalardan nerde ne var takip ediyoruz ardından doğru Trocadero meydanına ilerliyoruz ama yol üstündeki büfelerde bulunan baget ekmeklerden kaşar ve domatesten oluşan sandviçler aklımızı çeliyor banklarda atıştırıyoruz ve ardından bolca Eyfeli fotoğraflıyoruz ... Ahhh bide hava yükselse :)))

Ardında nehir turu için biletlerimizi alıyoruz ki 11 euro vererek tüm gün kullanma şansımız var zaten nehir boyuncada gezilecek pek çok yer var ... Hava güzel olsa ve tabii vakitde bol olsa nehir etrafında bol bol yürüyüp köprülerden geçilerek tüm yerler gezilebilecek mesafede...
Alexandre III köprüsü en muhteşemi ....

İlk durağımız Quasimodo’nun evi Notre Dame kilisesi. Yapımına 12. yüzyılda başlanan ve 200 yılda biten kiliseye geldiğinizde gerçek Paris’e gelmişsiniz demektir. Çünkü Paris, ilk olarak bu adada ‘Ile de la Cite’de kurulmuş. Kiliseye giriş ücretsiz ancak 387 basamak tırmanır, üzerine de 7,50 Euro veririm derseniz 13 tonluk Emmanuel Çanı’nı da görebilirsiniz.Ama o cesaret biz de yoktu haliyle :)) Paris in sıfır noktasını aradık ama bulamadık maalesef ....
Şimdilik bu kadar arkası yarın :))

Haziran 14, 2009

Paris'den...

İşte burdayım uzun bir aradan sonra yeniden 5 haziran itibariyle önce Fransa semalarında ardından Paris peşi sıra da Lyon sokaklarında gezinmek bakınmak fotoğraf çekmek gibi meşguliyetlerle dolaşıp durmaktaydım :)) Detaylarla anlatmak istiyorum aslında ama ne derece mümkün görücez ... 5 inde 10.20 uçak kalkış saatimizdi ama 11.15 i buldu 3,5 saatlik sakin bi yolculuğun ardından indik Paris e...Havanın açık olması sebebiyle meraklı gözlerle Paris i izledik Eyfeli görerek keyiflendik :)) Bavulları alıp çıkış işlemlerini yaptıktan sonra İnformation bulup kendimize otel aramaya başladık eveeet maalesef yoğunluktan otel bile bulamamıştık havaalanındaki İ. bizi Auber deki İ. a yönlendirdi bu arada pek çok broşür ve metro hattı ve şehir haritası edindik ki bunlar çok işimize yaradı...


İnformation dan Grands Bulvar ın çok yakınlarında bi otel bulduk yerleştik birazcık dinlenmenin ardından hemen sokaklara çıktık istikamet Şanzelizeydi . Opera durağından metroyla Champs Elysees durağında indik birazcık yürüdükten sonra tüm haşmetiyle Zafer Takı karşıladı bizi çok etkileyiciydi ...
Şimdilik bu kadar yoğunluk hala had safhada o sebepten en kısa zamanda daha çok bilgi ve görselle burdayım ...Gezdim gördüm tamam yazdım kısmı peeeek yakında :))

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails