Mart 07, 2010
İki salata bir tatlı ...
Ocak 13, 2010
Çalışma odası...
Aralık 26, 2009
2009 biter 2010 heyecanla beklenirken ...
Aralık 24, 2008
Her yerde kar varrrr....
Bu aralar okuyorum,öncelik kitapların arka planda ise yazılılar , performanslar , gazeteler v.s. diye devam ediyor bu liste... Koştur koştur geçiyor zaman bi yoğunluk ki o biçim yetişmek mümkün değil... Neler yapılmış neler bloglarda ben takipten kopunca bi gezinimm bakalım güzel kitaplar okudum anlatıcimmm :)))
Aralık 05, 2008
Okudum , yazdım ......

Leyla'nın ailesinin başına gelen felaketlere doğru ilerliyoruz. Sonunda onu öksüz, yetim ve yapayalnız buluyoruz. Leyla, Raşit'in kendisini ikinci karısı olarak almasına izin vermek zorunda kalıyor. Bir felaket diğerini izliyor, aileler parçalanıyor, dayaklar ve tehditler yanlarında erkek olmadan sokağa çıkamamalar kadınların gündelik hayatının sıradan parçaları haline geliyor...Bin Muhteşem Güneş, kocalarının zulmü karşısında iki kadının geliştirdikleri dostlukla ilerliyor... Bu kadınların sevgiye dair tek umutları birbirleri; fiziksel ve duygusal olarak hayatta kalmalarını ise sadece bu sevgiye ve Leyla'nın çocuklarına besledikleri sevgiye borçlular...
Kitabın sonlarına doğru güzel gelişmeler de yok değil ama tüm bu olayların yaşanıyor olmasını bilmek bile insanın içini acıtıyor...
Perina ya başladım uzun bi tatil var önümüzde ve de bayram ama arada pek kitaplarla buluşabileceğimi zannetmiyorum gezilecek yerler bolca zira :))
İyi bayramlar diliyorum...
d.n.... :)) Fotoğraf bizim yaramaz kaplumbağamız Raffy e ait bunalıma girmişliğimi ,yuvasından kaçmışlığı, bizi protesto etmişliği bile vardır, bu haliyle çok masum dursa bile yaramazdır kendileri.... Uyurken ki bu hallerine bayılıyorum bizden önce tatile gitti keyfi de pek yerindeymiş aldığım haberler göre :))
Kasım 30, 2008
Kasım Biterken ...
Sonbaharın son ayını da bitiriyoruz işte... Uzun yıllardır sonbahar gibi geçen bi sonbahar yaşayamıyorduk hep kış arada bir gösteriverirdi kendini ama bu yıl izin vermedi sonbahar buna , ne de güzel oldu doğa renkten renge girdi...Yeni kitaplar okuyorum , yeni bir yaşa girdim adım adım ilerlemeye başladım bile yeni filmler görmek, yani tadlara bakmak, daha çok gezmek ,daha çok görmek bu yıl için isteklerimden sadece bi kaçı...Başlamak bitirmenin yarısı di mi istemekte yerine getirmenin yarısıdır o zaman isteyelim ki olsun :))
Bazen yazmak istemiyor canım şu aralar en çok istediğim keyif aldığım okumak ... Dönemlerim olur böyle bir şeye takılır kalırım başka bişii istemez canım tıpkı şimdiki gibi sonra da bırakırım uzun bi süre o keyfe ara veririm sonra tekrar dadanırım...
Yeni bir kitaba başlıyorum bu aralar okuduklarım hep bi şekilde vatanını doğduğu toprakları terk etmek zorunda kalanlarla ilgili mekanın nere olduğu hiç önemli değil insanlar ne çok ülkelerinden kaçmak,hayatlarını geride bırakmak zorunda kalıyorlar idare değiştikçe birileri fazla geliyor beceremiyoruz hep birlikte yaşamayı ...
Güzel bir hafta diliyorum belki kar yağar kimbilir tatil gelmeden yağsın lütfennnn...
Kasım 23, 2008
Bol çikolata tadı;Sufle !!!
Yine bi hafta sonu yine hüzün dolu :)) Ne kafiye yaptım di mi ? Bu hafta sonları neden böyle bi çırpıda biter ki sanki ? Bugünlerde kış kendini yavaş yavaş gösterirken evde zaman geçirdiğimiz nadir hafta sonlarından birini yaşadık uzun zamandır görüşmediğim arkadaşımla zaman geçirmek kitaplarımı bitirmek ,yenilerine başlamak ,yemek yapmak, birileri için güzel masalar döşemek,dedikodu yapmak :)) özlemiş olduğum keyiflermiş fark ettim ve dedim daha sık biraraya gelmek lazım ama mutlaka arayı açmamak lazım...Sonra sert esen ılık rüzgarda dolaşmak,mağzalara girip çıkmak bişeylerin içine sığamamak,kızmak spora başlamak için and içmek ,eve gelmek tv'de eskilerden gelen müzik sesleri arasında Metin~Ali~Feyyaz üçlüsünü görerek çocukluk günler gitmek yine bi Kasım da olduğumuzu ve yeni yaşın çok yakında olduğunu hatırlamak ve yaşlanmaktan korkmakla '' her yaşın ayrı bir güzelliği var ''şarkısı arasında gidip gelmek...
Sonra ilk kez denenen sufle nin lezzetine bayılarak bi daha bi daha denemek (nasılsa spora gideceğim diyerek )ve ilk denemenin daha güzel olması üzre acemi şansının varlığına inanmak pazara dair yaşanan gel git lerden bir kaçı oldu sadece...
Sıcak Sufle
~~ 75 gr margarin
~~ 120 gr bitter çikolata
~~ 3,5 yk şeker
~~ 2,5 yk un
~~ 2 yumurta
~~ 1 fiske tuz
~~ Pudra şekeri
Çikolata ve margarini benmari usulü eritirken,diğer tüm malzemeleri iyice çırparak eriyen karışıma ekledim . Sufle kaplarının içini yağlayarak pudra şekeri serptim ve buzdolabında bir süre beklettim. Sonrasında karışımı kaplara paylaştırarak önceden ısıttığım 200 derecelik fırında 10 dk pişirdim.Fırının çağrısı üzerine gittiğimde çikolatalar ortadan lav gibi akar durumda harika bi görünmdelerdi.Üzerine pudra şekeri serpip krema ile süsledikten sonra sıcak servis yaptım.Ve dedim ki ben bunu hep yaparım:))
Benim sufle için kullandığım kaplar 10 cm lik , ilk gün bu malzemeleri 3 kaba paylaştırdım çok geldi sonra 4 kaba paylaştırdım ideal oldu ama orjinali nedir bilmememe rağmen tahminen sufle kabının daha minik olması gerektiği fikrine vardım ve yeni kaplar için araştırmalara başladım hala denemeyen kalmışsa sanmıyorum ama deneyin mutlaka çok pratik hele çikolata severler mutlaka...
Yine bu aralar var olan sadece kitap okuma isteğim var gücüyle devam etmekte yeni kitaplarım oldu fuar'dan aldıktan sonra çok mutlu olduğum bi an önce okumak paylaşmak istediğim ve uzun zamandır merak ettiğim... Yüzyılın Aşkları na başladım bile ... Merakla okumak istediklerim var içinde bi kısmını bildiğim bi kısmını da merak ettiğim... Adnan Menderes'in uğruna pek çok tabular yıktığı aşkına karşı bile ne kadar duyarsız kelimesi bile çok hafif kalıyor ama öyle olduğunu görmek bir kez daha şaşırtmadı beni ,Oğlu Yüksel Menderes in İpek Kramer le yaşadığı aşksa pek çok iniş çıkış sonunda da yok oluşa varacak kadar hüzünlü ve dramatik...
Okudukça ilginç gördüklerimi paylaşmak ,okuyan birilerinin var olduğunu bilmek son derece keyif verici...
Son olarak bu kadar okumayı bana sevdiren okumayı ,yazmayı ve daha pek çoklarını sayesinde öğrendiğim mutlaka bi yerlerde beni duyuyor ve görüyor olduğuna emin olduğum ilkokul öğretmenim ve tüm öğretmenlerin ve de kendimin öğretmenler gününü kutlarım efenim :)))
d.n..... Şöyle bi yazdıklarımı okudumda ne kadar daldan dala atlamışım , tam anlamıyla ordan burdan olmuş affola :)))
Kasım 17, 2008
Günler Geçerken...
Selamm...Yeni bir haftanın ilk gününü bitirdik bile,sonbaharın son ayını yarıladıkk artık kış gelsin kar yağsın diye bekler bile olduk...
Günler öyle çabuk geçiyor ki yakalamak yetişmek imkansız hafta sonu da aynen böyle bi çırpıda geçti... Gündüz evde kitap ,kahve ,müzik keyfiyle akşamlarsa dost sohbetleri ve sinema keyfiyle mi desem komedisiyle mi bilemedim :))
Eveeet gitsek mi gitmesek mi şeklinde karar verme sıkıntısı yaşasakta yok gidelim görelim de yorumlayalım diyerek sonunda izledik Mustafa'yı...
Üzerine çok şey yazıldı söylendi fazla bişey söylemek istemiyorum yalnız eleştirilerin de pek çoğuna da katılıyorum , kesinlikle Atatürk 'ü tabu olarak görmek gibi bi niyetim de yok ama filmde tabuların yıkılması gibi bişey de zaten söz konusu değil... Yine de bi kaç kelam etmesem rahat edemicem gibi geliyor...
~~ Detaylara fazla takılmayan benim için fazla detay noktalara değinilmiş, daha önce söylenmemiş şeyleri söylemek amacıyla fazla melankoliye girilmiş kıyıda köşede kalmış ufak anektotlardan bahsedilmiş ...
~~ Can Dündar için fazla acemice bi belgesel olmuş ...
~~ İngilizlerin bi deyimiyle '' Eksik bilgi vererek yalan söylenmiş ''...
Dünyaya Atatürk'ü tanıtmak maksadıyla yola çıkan bi belgesel çok daha başarılı olmalıydı,olmamışşş NOKTA NOKTA NOKTA
Uçurtma Avcısını okudum; Afgan halkının neler çektiğini oralarda kadın olmanın ,çocuk olmanın insan olmanın, ne zor olduğunu görerek hüzünlendim , şükrettim ama o duruma gelebilmekten ürktüm hem de çoook...
Nihayet Eylül' ü bitirdim ama itiraf ediyorum son 40 sayfasını atlaya atlaya okudum ne zorladı beni o kısacık kitap,Boleyn Kızı'na başladım 300 sayfasını devirdim bile... Kitap fuarına gidemedim bu yıl biraz sönükmüş üzüldüm yarın diye söz kestim...
Görüşmek üzre dolu dolu günlerde,okunan ,gezilen ,yenilen , içilen , izlenen kısaca yaşanan...
Kasım 04, 2008
İstiyorummm....

Duvara monte edilebilecek kitaplık rafı ararken rastladım kendilerine,muhteşemler di mi??? Kesinlikle bi matematikçinin evine yakışabilecek en güzel zamazingo....
Ekim 29, 2008
Maviii...
Mavi, yeme içgüdüsünü azaltan bir renkmiş . O yüzden bu fast-food zincirleri içeride mavi hiçbir şey kullanmazlarmış. Tüm diyet ürünlerinin de mavi yazı ve logo kullanmaları bundan sebepmiş. Süt ve süt ürünleri ise sağlıklı şişmanlatıcı olmadıklarını anlatmak için maviyi ve yeşili tercih ederlermiş.

