
Ocak 11, 2008
ölüdenizde kuş oldum uçtummm...

Ocak 07, 2008
çerkez tavuğu en yalancısından :))

Malzemeler :
~ 1/2 kg tavuk göğsü
~ 1 su bardağı çekilmiş ceviz
~ 1 diş sarımsak
~ mayonez
~ süzme yoğurt
~ tuz, karabiber
tavuk göğsünü 1 gece önceden haşlayıp soğuyunca ince ince didikleyerek parçalara ayırıyoruz.
çekilmiş ceviz ile karıştırarak buzdolabında dinlenmeye bırakıyoruz.böylelikle cevizin yağı tavukla bütünleşmiş oluyor.ertesi gün iyice dövülmüş sarımsak ,mayonez, yoğurt,karabiber ve tuzu karıştırarak tavuklara ekleyip güzelce karıştırıp servis tabağına alıp dilediğimiz gibi süslüyoruz.burada hatırlatmam gereken bi nokta var mayonez ve yoğurdu ben göz kararı kullandım fakat ölçüleri 1/4 oranında süzme yoğurt ve 3/4 oranında mayonez şeklinde olacak,fakat zevkinize göre bu oranla oynayabilirsiniz.
sonuç yemede yanında yat türünden oluyor,dikkat aç kalabilirsiniz :))
afiyet şeker olsun...
Ocak 06, 2008
Kar'da ...

fotoğraf makinesinin şarjının azizliğine uğrayıp ancak bi kaç fotoğraf çekebilmiş olmanın üzüntüsü verdiğim sözün ağırlığı ile en güzel karemi yayınlıyorum...
işte benim en güzel kar fotoğrafı maceramda budur :))
evden geç çıkıp karlarda bi güzel yürüyüp kar sesini dinleyip ( karın sesi mi olur demeyin hem de harika bi sesi oluyo böyle yürüdükçe kıtırt kıtırt şeklinde bayılırım ben o sese ) en güzel resmi yakalamaktı amaç ama işte bi dahaki sefere ... her ne kadar bol bol fotoğraf çekememiş de olsak karın tadına vardık ya o bile harikaydı...
Ocak 05, 2008
patates graten ve şarap sefası...
uzun zamandır şarap içmeyip yılbaşı gecesi içilen şarabın tadı damağımızda kalınca hafta sonu bi şarap keyfi yapalım dedik ama ben unutup evde pek bi ehli keyif hazırlık vs yapmadan otururken sevgili kocam eve elinde 2 şişe şarapla gelince ahada evde de bişi yok napıcaz şimdi olup düşünmeye başladığım an imdadıma evin olmazsa olmazı olan patates yetişti.her türüne bayılırız biz ailece patatesin(ailece koca ve ben tabii :)) ) sonra açtım buz dolabını dün biz bi markete gitmiştik elbet işe yarar bişiler almışızdır diye düşünürken gözüme garnitür çarptı tavuk kanatları da var eee daa ne olsun diyerek başladım hazırlıklara...hadi dedim bi patates graten ,rus salatası fırında tavuk çerez meyve vs derken hiç hesapta olmayan romantik akşam yemeği çıktı ortaya...önce patates graten in tarifi ile başlayayım işe bu tarifi portakal ağacı sitesinde görmüş denemiş ve bayılmıştım ben de bi kaç ek ve değişiklik yaptım,sonuç mükemmel oldu...
PATATES GRATEN...
8 adet orta boy patates
1 su bardağı süt
1/2 su bardağı süt kreması
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
1 sarmısak,1 tatlı kaşığı tereyağı
Tuz ve taze öğütülmüş karabiber,pul biber ve maydanoz
Öncelikle patateslerimizin kabuklarını soyup, mümkün olduğunca ince (neredeyse zar gibi) halka halka doğruyoruz. Sonra bir kaseye doğranmış patatesleri, sütü, kremayı, kaşar peynirin yarısını, baharatları ve maydonozu ekleyip karıştırıyoruz. istediğiniz şekilde bir fırın kabının içini, ikiye bölünmüş sarmısağın kesik yüzeyleriyle ovalayıp tereyağıyla bütün kabı yağlayarak, patatesli malzemeyi içine koyuyoruz. Sarımsakları da ince ince doğrayarak karışıma ekliyoruz Önceden 180 derece ısıtılmış fırında 1 saat pişiriyoruz. bu esnada isterseniz kalan kaşar peynirini üzerine ekleyerek iyice kızarmasını sağlayabilirsiniz ben yarım saat pişirdikten sonra üzerine ekledim,harika oldu...
patates graten fırında pişerken ise rus salatasını hazırladım...
RUS SALATASI...
Malzemeler : ( bizce 2 kişilik )1 büyük boy garnitür,
6 adet kornişon turşu,
mayonez -süzme yoğurt ikilisi ,
tuz ve üstünü süslemek için süs biber...
yapılışı ise çok zor nasıl tarif edicem bilemiyorum :))
garnitürün üzerinde bir miktar su gezdirip (gerekli olmayabilir belki ama benim içim rahat ediyor nedense ) iyice süzüyoruz ,içine kornişonları minik minik doğruyoruz göz kararı eşit miktarda yoğurt ve mayonez çok az miktarda da tuz ekleyip karıştırıyoruz.istediğimiz tabağa alıp üzerini dilediğiniz şekilde süslüyoruz.eşim bayılıyor rus salatasına ben de çoğu zaman garnitürü kendim hazırlayarak yapıyorum ve afiyetle de yiyoruz ...
size de afiyet olsun ikisi de süper tatlar...
şimdi ben gider,dünden kalma fotoğraf çekme sözüm vardı :)) kar çok güzel yağmış gece boyunca hala da yağmaya devam ediyor...
elimde taptaze kar foto ları ile dönücem,görüşürüz...
Ocak 04, 2008
yaşasıın kaarrrrr!!
günlerdir hava buzz gibi dışarda soğuktan durulmuyo her yer buz tutmuş durumda ama bir türlü kar yağmak bilmedi.dün gece aklımdan keşke kar yağsa die geçirirken bloğa güzel kar manzaraları bulup eklesem die düşündüm.fakat araya başka işler girince bir türlü vakit bulamadım...sabah uyanıpta dışarı baktık ki daha doğrusu sevgilim baktı ki ve de aa bak dışarı kar yağmış dedi ki koştum pencereye ve lapa lapa yağan karı görünce acaip mutlu oldum:)) bu kadar olur yani...bunun üzerine artık kaçarın yok dedim eve gelince otur pc nin başına ve bul en güzel kar fotoğraflarını...
ben de de kar fotoğrafları var ama bunlar da çok hoşuma gitti harika manzaralar...yukarıdaki kulübede bir hafta sonu geçirmek ... hayali bile güzell...
deniz kenarı ,deniz manzarısı ,deniz kum güneş üçlüsü benim favorim aslında kışı pek sevmem ama kar olunca herşey değişiyor...yeni yağmış kar üzerinde yürümek ağaç dallarındaki görüntüsünü izlemek tek kelimeyle harika...deniz kar ve kırmızılıklar birbirine çok yakışmış...
bu fotoğrafların içinde en çok sevdiğim bana hayaller kurduran fotoğraf işte bu...uçsuz bir sonsuzluk hissi uyandırmıyor mu??bembeyaz kar ve bulut mavisi bulutların ahengi,bacadan tüten duman,uzun yolda ilerlerken bi anda kar yağmaya başlıyor ve sen mahsur kalıyosun uzaklarda böyle bi kulübe olduğunu fark edip sığınıyorsun... ne mutluluk di mi:))
bu ırmak manzarası ise beni gerçeğe döndürdü yaşadığım yerlerde de ırmak oldu ve ben her kar yağdığında bu manzaralarla karşılaştım hayal diil tamamen gerçek...bu fotoğraflar benden diil ama bekliyorum kar eğer bu gecede yağmaya devam ederse alıcam elime makinemi düşücem yollara böyle fotoğraflar çekene kadar dönmek yok :))
yoksam bilin ki yukardaki gibi bi kulübeye rastladım ...
Ocak 03, 2008
şiir'le ilk tanışmam...

ANLAR
Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
ikincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar.
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim,
seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
daha çok dağa tırmanır,
daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya,
Daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu ,
hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek
ve verimli kılan insanlardan olurdum.
Farkında mısınız bilmem, yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar, siz de "an"ı yaşayın.
Hiçbir yere, yanına; termometre, su, şemsiye ve
paraşüt almadan gitmeyen insanlardanım ben.
Yeniden başlayabilseydim,
ilkbaharda, papuçlarımı atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayakla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer...
Ama işte, 85’imdeyim ve biliyorum...
Ölüyorum...
Jorge Luis Borges
lise kitaplarındakilerden sonra ilk tanıdığım ve sayesinde şiir i sevmeye başladığım şiir...
uzun bir süre odamın duvarına asmıştım ve sanırım yol alışımda çok da etkisi var...
hep söylerim sonradan keşke dememek için...
çünki hayat çook kısa göz açıp kapayana kadar geçiyor anlamlı ve doyasıya yaşamak lazım...
şiirden sonra fazla söze gerek var mı ??
bir şansımız olur mu sizcee???
d.n. :)) fotoğraf forumneuro sayfasından alınmıştır.
Ocak 01, 2008
happy new year!!!!


