Nisan 25, 2010

Yollardan ...


Yollardaydık...
Yeni döndük kısacık ama bol tarih kokulu , bol fotoğraflı  bir gezi oldu...
Pek yakında :))

Nisan 11, 2010

Bahardaymışız , çiçekmişiz , dalmışız ...


Bahara gittik biz...
Her gün önünden en az 2 kere geçiyormuşuz oysaki ama saklıymış meğer...
Hatta kışın sular altındaymış zaman zaman, hala izlerinin farkedildiği...
Anayolun hemen yanından indik ırmak kenarına, bahar diyarına ...
Ve karşımıza işte bu kareler çıktı...
Sanki başka bir yere gitmişiz hissiyatına kapıldık, çok keyif aldık :))

Nisan 08, 2010

Geçmiş baharlardan...

Bahar
Kayboldu yine bulutların ardına sakladı güneş gülen yüzünü
1 gün daha izin verdim ona yarında saklanabilir ama hafta sonu çıkması lazım yine :))
Siz o görünene kadar bununla  idare edin  
Sabahları güne güzel başlamak için 2 doz birebir ...

Nisan 05, 2010

Nisan mıdır baharın ilk ayı ??

Oysa ne güzeldi renkler hain güneş nasılda vurmuşsun lalelerin üstüne ...
Güneşe değilde kendime mi kızmalı ?
Tabii ki güneşe kızılır mı hiç gülen yüzünü gösterince atmadık mı kendimizi dışarı , daha bir güler , daha çok plan yapar,  kıpır kıpır kaynar olmadık mı?
Nasıl geldi  bahar,  sanki bir günde ama gitmesi yakınmış gelicekmiş yağmurlar...
Gider mi ki?
Sanmam yağmur gelse bile miss gibi toprak kokusunu da getirir yanında...
Tıpkı Baharın ilk günü olduğu gibi ...
Peşi yazdır, peşi deniz, peşi mavi , kumlar ateş gibi :))

Nisan 02, 2010

Ben bir oyun izledim :))


Vee ben çook beğendim...
İşte dedim tiyatro , işte sanat , işte sanatçı...
Ankara devlet tiyatrosunca sergilenen Behiç Ak 'ın Tek Kişilik Şehir adlı oyunu pek çok ödül almış
2007 - 2008
 Sanat Kurumu En İyi Yönetmen Ödülü (Serhat Nalbantoğlu)
 Sanat Kurumu En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Cüneyt Mete)
 Sanat Kurumu En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (Devrim Yakut)
Sanat Kurumu En İyi Çevre Tasarımı Ödülü (Işın Mumcu)
 Lions Tiyatro Ödülleri, En İyi Kadın Oyuncu (Devrim Yakut)

Bu ödüller ne kaliteli oyunculuk sergilendiğinin en açık göstergesi değil mi zaten ?
Oyun, çekirdek ailelerin parçalandığı, ailelerin tek kişilik aile haline dönüştüğü sadece  yalnız kalındığı zaman yaşanabilen bir şehirde geçiyor. Şehrin merkezinde yaşayanlar ancak internet üzerinden hayatla ilişki kuruyorlar. Yalnız kalmak istemeyenler için ise şehir artık yaşanmaz bir halde...  4 yıldır mailleşen iki arkadaş büyük kaygılarla şehir merkezindeki terk edilmiş gökdelenlerin birinde buluşuyorlar.

Gökdelenin lokantası, bu terk edilmiş yerde artık iş yapamamakta ve intihar etmek için gelenlere son yemeklerini sunarak ayakta kalmaya çalışmaktadır. Lokanta, bir yandan müşterilerini kaybetmemek, bir yandan da her geçen gün nüfusun azaldığı şehirde yeni müşteriler kazanmak zorundadır. Bu yüzden bir yandan doğumlara sponsor olurken öte yandan da gençleri intihara teşvik etme programı çerçevesinde “bir intihar üç bebeğe hayat verir” sloganını yaygınlaştıracak etkinlikler düzenlemektedir.Vee muhteşem bir garsona sahiptir. Ki ben garsona bayıldım kaşıyla gözüyle oynuyordu adeta ses tonu diksiyonu hazır cevap hali kısaca oyunculuğu harikaydı ...
Oyunun başlamasından 20 dakika önce oyuncuların sahnede yerlerini alması ve oyuncular sahnedeyken izleyenlerin salona dahil olması hayli hoş...
Ben sevdim mi ? Çooook...
Tavsiye eder miyim ?Kesinlikleee...
Bahar geldi artık di mi ? Bugün ilk Nisan yağmuru yağdı miss gibi toprak kokusu eşliğinde,yakın yerler kıpırdanmaları da başladı yavaştan hani ,hayırlısı :)) 
d.n... Oyunla ilgili detaylı bilgi için tık ve tıkkk...

Mart 11, 2010

Sherlock Holmes...

Uzun zamandır izlediğim en eğlenceli filmdi Robert Downey'e bayıldım....
Aslında Soğuk Dağ'ı izledikten sonra {ki hala aklımda kalan filmler arasındadır } Jude Law sever olmuştum ama artık Rober Downey Jr severim :))
Sherlock Holmes  zekası , muzip bakışları ve gözü karalığıyla etkileyici bir karakterdi, eski Londra manzarası, kalabalık sokaklar , insan karmaşası , eski evlerin büyüleyici iç mekan döşemeleri etkileyiciydi hele Holmes'un kendini astığı sahneye bayıldım ve müziklere değinmeden geçmeyeyim ki harikaydı :))
Ben kesinlikle öneriyorum ve II. ni sabırsızlıkla bekliyorum ...
d.n.... Resimler burdan

Mart 07, 2010

İki salata bir tatlı ...

Hem de gecenin bu saatinde :))
Uzun zamandır beklemektelerdi arşivde ,tembellik edip tatilleri evde geçirdiğimiz bu günlerde yeme içme mevzularından başka pek de yayınlayacak bişii yok haliyle :(
Mercimek salatasını ilk kez denedim uzun zamandır aklımdaydı çok beğendik değişik ve lezzetli bir salata oldu yeşil mercimeği çok fazla kullanacak bi yer bulamadığımdan bundan sonra bu tarifi sık sık kullanıcam anlaşılan {yeni aldığım organik mercimeğin hakkını da yememem lazım tabii bu lezzet için }
Yeşil mercimek salatasının tarifi için buraya bi tık  ...

Mozaik pastayı ilk kez yaptım çok sevmeme ve bir o kadar pratik olmasına rağmen ilk kez portakal rendesi de vardı içinde harika bir aroma olmuştu, yap buzlukta beklet arada bir çıkarıp ye çok sevdim çooook :))
Mozaik pastanın tarifi içinse buraya bi tık lütfenn ...

Diğer süslü şıkıdım salatayı ise tatilde yengem yapmıştı masada harika göründüğü kadarda lezzetliydi :)

Bu aralar Daniel Tammet in kendi yaşamını anlattığı ''Mavi Bir Günde Doğmuştu'' isimli  kitabını okuyorum...
29 yaşındaki otistik Daniel, muazzam büyüklükteki sayıları resim olarak aklında tutabilen, bir haftada en zor dili öğrenebilen,pi sayısının virgülden sonraki 22 514 basamağını ezbere söyleyerek dünya rekoruna imza atan Asperger Sendromlu Dahi hayatını yaşadığı zorlukları öyle içten anlatmış ki çok yakınımdaki birinin hayatını okuyormuş gibi hissettim ...

Eyvah Eyvah ı izledik eğlenceliydi müziklere bayıldım :))

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails