Ekim 13, 2009

Sonbaharda...


Sonunda bloğuma eski haliyle ulaşabildim
Kadından kentler okuyorum...Her hikaye başka bir kent her hikaye başka bir kadın
Her kadında çevremizden birilerini bulmak pek mümkün
Ve son olarak Yedigöller tam zamanı kaçırmayın
Yeşilin sarının kahvenin ve kızılın her tonu,sonbahar bitmeden ve hep bir arada...

Ekim 08, 2009

Hala şaşkın...

Anlamadığım neden herkesde sorun bitmişken ben de yeni başladığı ve neden hiçbir yaptığımın sorunu düzeltmediği ??

Neyse ...

Yiyiyoz içiyoz geziyozzz dönemini uzun süreliğine kapattık artık...
~~
Biz bu aralar gezmicez çünkü gezmekten yorulduğumuzu ve biraz tembel tembel oturmak istediğimizi fak ettik bakalım ne kadar sürecek bu istek çünkü kurtluyuz biz pek öyle uzun durmuşluğumuz yoktur.Mesela yedigöllerin bu dönem ne güzel olduğunu hatırlatan geçmiş fotoğraflarını görünce dayanamayabiliriz :))
~~
Biz bu aralar geceleri abur cubur yemicez çünkü yazın bize ne kadar yaradığının farkındayız :))

Ve biz bu aralar içmicez miii :))

Okudum... Bir deliler evinin yalan yanlış anlatılan kısa tarihini ve beğendim ama dikkat isteyen okurken sakin bi ortam gerektiren aksi halde var olan pek çok karakter için buda kimdi denilebilen bir kitap...

Şimdi okuyorum Kadından Kentler & Limon ağacı & Zemberek kuşu'nun güncesi...

Ekim 04, 2009

Neler oluyor???

Ve ben dolaştım dolaştım yine başladığım noktaya bu kez uzun süreli döndüm...Baktım ki buralar hiç bıraktığım gibi değil...Uğraştım durdum bloguma erişebilmek için tuhaf yerlerden deneyerek başarılı oldum ama hiç bi anlam veremedim ne olup bittiğine ...

ve şimdi farettim ki burdan fotoğraf ekleyemiyorum ve kimbilir belki bu yazıda yayınlanmaz...

Ne bu şimdi yardıııımmm....

Eylül 25, 2009

Bu aralar bizzz...

Gittik geldik gittik geldik yorulduuukkk :))


Bayram ve kardeşimin nişanı için Samsun daydık kısacık bi süre Bartın a döndük şimdi Karabük yarın eşimin kuzeninin düğünü için Ankara... Bavul toplamak artık bi işkence ...


Fark edilen ciddi bi sorunsa nikahta giyilecek elbise Bartın da :)))

Eylül 11, 2009

Şimdi orda olmak vardı ...


Kimi yerler vardır aklımın bi kısmını hep orda olmak isteği meşgul eder Bozcaada bunlardan biriydi şimdi buna Alaçatı da eklenir oldu :))


Alaçatı başka bi yerdeyim hissi verdi bana öylesine estetik öylesine ruha hitab eden bi yer ki uzun zaman aklımdan çıkmayacak sanırım ve dilerim ki en kısa zamanda yine orda nefes alıp veririm :))
Neler mi yaptık Ilıca nın denizinden 1 günde Alaçatı için fedakarlık yapıp buz gibi ve bol rüzgarlı denizinde bolca yüzdük sörf yapanları izledik ve bi sonraki sefere bizde yapıcaz diye hayaller kurduk...



Akşam üstü ve gece saatlerinde sokaklarında bol bol yürüdük,aaa bu kimdi bi yerden tanıyorum hangi dizideydi diye beyin jimnastiği yaptık...




Sakızlı kahve ,dondurma , tatlı , lokma ne bulduysak tadına baktık...Ama İmren de yediğimiz Sakızlı tatlının tadına hiçbirinde varamadık...


Görüldüğü üzre sürekli fotoğraf çektik ve nereye otursakda ne yesek diye düşündük durduk :))


Zira her yer estetiğiyle öylesine cezbedici baştan çıkarıcı ki bu akşam bura yarın akşam şura
diye bolca plan yaptık ve bolca da kazıklandık :))


Ara sokaklarda dolaşıp durdukça kendimizi eski bi Rum köyünde hissettik ve çokca gülümsedik:))




Hayal kurduk o evlerden birinde mütevazi bi yaşam sürmeyi ama etrafın cafe ve restoranladan arınmış olmasını isteyerek kendimizle çelişip durduk...



Farklı bi zaman diliminde bu balkonda olmayı düşlemek....


Şarabide oturup dil balığı yemek,şarap içmek....




Sakızlı kahve yudumlamak...



Bir dahakine buraya da gelicez demek...



Küçücük detaylardaki güzelliği hissetmek...



Kaptanın yerindeki balık çorbası ve kalamarın tadını damaklarımızda hissetmek...



İncik boncuğa bakarken zamanın nasıl geçtiğini fark etmemek ...


Planın hoşluğundan ve yaratıcılığında etkilenmek hepsi ama hepsi çoook güzeldi :))


Alaçatı kalbimizden vurdu bizi ...

Eylül 10, 2009

Çeşme...


Bu tatili 2 kısma ayırdım ben 1. kısım : Tarihi yerleri gezip görme 2.kısım : Deniz güneş kum ve AŞK :))
Tabii ki 1.kısımda da AŞK vardı ama pembe olan sadece 2.kısımdaydı :))


2.kısım Çeşme ye geldikten sonra start aldı . Araştırıp soruşturmalar sonucunda Ilıca da kalmaya karar vermiştik arabadan inip önce kumrularımızı yedik ardından sahilde otelimize yerleştik ve sımsıcak denize kendimizi bırakınca iyiki dedik Ilıca da karar kılmışız...

Yok böyle güzel bir deniz .Yanlış anlaşılmasın fotoğraflar Ilıca dan diil Çeşme den.Ilıca ve Alaçatı yı en sona sakladım,kalbimin hala oralarda olmasından sebep:))

Denizden zar zor 1 güncük ayrılarak Çeşme yi gezmeye gidebildik.Minicik şirin mi şirin
kaleye çıktık limanda dolaştık ...
Balık tutan çocukları izledik ve sahilde balık yedik çok güzeldi ama Dalyanköy e gidince pişman olduk keşke dedik burda yeseydik...
Aklımızda kadı bi sonraki gelişte diye söz verdik ...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails